S&P 500, Nasdaq ve Dow Jones yükselen faizlerle geriledi

New York Borsasında endeksler tahvil faizlerindeki artışın etkisiyle günü kayıpla tamamladı

New York borsası, ABD'de üç yılın en yüksek seviyesine çıkan tahvil faizlerinin ekonomide durgunluğu tetikleyebileceği endişesiyle haftanın ilk işlem gününü düşüşle tamamladı.

Kapanışta Dow Jones endeksi, 400 puanın üzerinde değer kaybetti ve yüzde 1,19 azalarak 34.308,08 puana geriledi.

S&P 500 endeksi yüzde 1,69 azalışla 4.412,53 puana ve Nasdaq endeksi yüzde 2,18 kayıpla 13.411,96 puana indi.

ABD Merkez Bankasının (Fed) agresifleşen şahin tutumu, Çin'de devam eden yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını ve Rusya-Ukrayna savaşındaki gelişmelerle endeksler, yeni haftanın açılışında teknoloji hisselerinin öncülüğünde negatif seyir izledi.

Fed'in para politikalarındaki şahin tutumu tahvil piyasalarında satış baskısını yeni haftanın başlangıcında da desteklemeyi sürdürürken, artan tahvil faizlerinin ABD ekonomisinde durgunluğu tetikleyebileceği endişesi devam etti.

ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 1,79 ile Ocak 2019'dan bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Çin'de artan Kovid-19 vakalarının petrol talebini olumsuz etkileyebileceği endişesiyle ise petrol fiyatlarında düşüş görülürken, Brent petrolün varil fiyatı yüzde 4'e yakın değer kaybederek 100 doların altına geriledi. Batı Teksas (WTI) türü ham petrolün varili 94 dolardan alıcı buldu.

Analistler, ABD'de salı günü açıklanacak mart ayına ait enflasyon verisinin piyasaların odağında olacağını, veriye ilişkin piyasa beklentisinin yıllık yüzde 8,4 seviyesinde gelmesi yönünde olduğunu belirtti.

Enflasyon verisi öncesi New York Fed ise Amerikalı tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisinin yüzde 6,6 ile yeni zirveye ulaştığını bildirdi.

Beyaz Saray Sözcüsü Jen Psaki de mart enflasyonunun "olağanüstü" bir şekilde yüksek gelmesini beklediklerini ifade etti. Rusya-Ukrayna savaşının fiyatlar üzerindeki etkisini "Putin'in fiyat artışı" olarak tanımlayan Psaki, çekirdek ve manşet enflasyon arasında büyük bir fark beklediklerini, bunun enerji ve gıda piyasalarındaki küresel bozulmaları yansıtacağını aktardı.