Yaşlı bakım evlerinde binlerce kişi öldü

ABD ve İngiltere'de binlerce yaşlı insanın bakım evlerinde öldüğü ortaya çıktı

ABD ve İngiltere'de binlerce yaşlı insanın bakım evlerinde öldüğü ortaya çıktı

Eski New York Vali Yardımcısı Betsy McCaughey, "Yaşlı bakım evleri toplu mezar gibi. Bu merkezler aşırı kalabalık ve yeterince personel yok." dedi.

ABD'de yaşlı bakım evlerinde kalan en az 6 bin 900 kişinin yeni tip korona virüsten (Kovid-19) dolayı yaşamını yitirdiği ortaya çıktı. New York Times (NYT) gazetesi, Kovid-19 salgınının "merkez üssü" konumundaki ABD'de, yaşlı bakım evlerinde virüse yakalanıp hayatını kaybedenlerin sayısına ilişkin çarpıcı rakamlar olduğunu yazdı.

Gazetenin haberine göre, yaşlı bakım evlerinde koronavirüsten dolayı en az 6 bin 900 kişi hayatını kaybetti. Bu sayı, ABD'deki virüs ölümlerinin yaklaşık beşte birine tekabül ediyor.

"Yaşlı bakım evleri toplu mezar gibi"
Eski New York Vali Yardımcısı ve Enfeksiyon Hastalıklarını Azaltma Komitesi Kurucusu Betsy McCaughey, NYT'ye yaptığı açıklamada, "Yaşlı bakım evleri toplu mezar gibi. Bu merkezler aşırı kalabalık ve yeterince personel yok. Tek bir Kovid-19 hastası bile kıyıma yol açıyor." ifadesini kullandı.

NYT'ye konuşan bakım evi çalışanları ise salgın döneminde yeterince kişisel koruma ekipmanlarının olmadığını, bu nedenle de hem kendilerinin hem de bakım evlerinde kalan yaşlıların hayatının tehlikede olduğunu belirtti.

Temsilciler Meclisi üyesinden Sağlık Bakanına mektup
Temsilciler Meclisi İç Güvenlik Komitesi Başkanı ve Mississippi Vekili Bennie Thompson da bakım evlerinde yaşanan sıkıntılara ilişkin ABD Sağlık ve İnsani Hizmetler Bakanı Alex Azar'a bir mektup gönderdi.

Mektupta, bakım evlerinde çalışan birçok kişiden mektup aldığını aktaran Thompson, tıbbi ekipmanlar ve kişisel koruma malzemelerinin dağıtımı noktasında, bakım evleri için nasıl bir yol izlendiğinin muamma olduğuna işaret etti.

ABD'deki ilk salgın da bir bakım evinde çıkmıştı
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi (CDC) verilerine göre, ülke genelindeki 15 bin 600 bakım evinde 1,3 milyon kişi kalıyor. ABD'de ilk koronavirüs salgını Washington eyaletindeki bir bakım evinde ortaya çıkmış ve burada onlarca kişi yaşamını kaybetmişti. ABD'li sağlık yetkilileri ise bakım evlerindeki şartların, virüs vaka ve ölümlerini artırdığını kaydetmişti. 

Binlerce insan da İngiltere'de

İngiltere'de "yeni tip koronavirüs (Kovid-19) nedeniyle hayatını kaybeden huzurevi sakinlerinin sayısının 7 bin 500'e ulaşmış olabileceği" iddia edildi.

Telegraph gazetesinin haberine göre, ülkedeki en büyük huzurevleri hizmet sağlayıcısı Care England tarafından toplanan veriler, bu yerlerdeki Kovid-19 kaynaklı ölüm sayısının sanılandan çok daha yüksek olduğunu gösterdi.

Gazeteye konuşan Care England CEO'su Prof. Martin Green, "Test yapmadan kesin bir sayı vermek çok zor. Ancak 1 Nisan itibarıyla ölüm oranlarını, önceki yılların oranlarıyla karşılaştırdığımızda, Kovid-19 nedeniyle yaklaşık 7 bin 500 kişinin ölmüş olduğunu tahmin ediyoruz." dedi. 

İngiltere Halk Sağlığı Kurumu verileri de ülkede, Kovid-19 nedeniyle ölenlerin yüzde 69'unun 70 yaşının üzerinde olduğunu gösteriyor. Bu durum, huzurevi sakinlerinin karşı karşıya kaldığı riski ortaya koyması açısından önemli görülüyor. 

İngiltere'de şu ana kadar Kovid-19 nedeniyle yaklaşık 15 bin kişinin hayatını kaybettiği bildirilse de bu veri, sadece hastanede ölümleri kapsadığı için gerçek sayının çok daha yüksek olduğu değerlendiriliyor.

Huzurevlerinde yakınlarını kaybedenler tepkili

Ülkede, koronavirüs krizi derinleşirken huzurevlerinde yakınlarını kaybedenler, sevdiklerinin ölüme terk edildiğini, test yapılmadığını, ambulans gönderilmediğini hatta doktorların bile ziyarete gitmediğini söylüyor.

Sağlık Bakanı Matt Hancock, perşembe günü yaptığı açıklamada, huzurevlerinin sadece yüzde 15'inde virüs görüldüğünü ifade etmişti. 

Ancak ülkedeki en büyük huzurevi işletmelerinden Four Seasons'ın Sağlık Hizmetleri Sorumlusu Jeremy Richardson, Sky News kanalına yaptığı açıklamada, gerçek oranın muhtemelen yüzde 60-70 olduğunu düşündüğünü kaydetmişti.

21 bin 723 huzurevi veya bakımevi bulunan ülkede yüzde 70'lik oran, "ciddi bir risk işareti" olarak değerlendirilmişti.