Ziraat Odaları pamuk üretimine destek istedi

TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar, "Pamukta üretim düşüyor. Üretim artışı üreticinin  desteklenmesine bağlıdır" dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, pamuk üreticisinin prim desteğinde artış beklediğini  bildirerek, "Pamukta üretim düşüyor. Üretim artışı üreticinin  desteklenmesine bağlıdır. Pamukta kendi kendine yeten üretime ulaşabilmemiz için üreticilerimiz teşvik edilmelidir" diye konuştu.

Bayraktar, pamuğun, yüksek katma değer sağlayan bir tarım ürünü  olması, üretim, istihdam ve ihracat açısından lokomotif sektör  konumunda olan tekstil ve konfeksiyon sektörü için temel girdi  niteliğinde olması, doğrudan veya dolaylı şekilde milyonlarca insana  istihdam sağlaması nedeniyle stratejik bir önem arz ettiğini bildirdi.

Türkiye'nin, pamuk ekim alanında dünyada 11'nci sırada olmasına  rağmen, verimde dünya ikincisi olduğunu belirten Bayraktar, Türkiye'de  hektara 1944 kilogram olan pamuk veriminin, 790 kilogram olan dünya  ortalamasının oldukça üzerinde olduğunu vurguladı.

Pamukta ekim alanlarındaki değişimin, çiftçinin kazancıyla  yani  ürün maliyetleri, fiyat ve desteklerle doğrudan ilişkili olduğunu  belirten Bayraktar şöyle devam etti:

"Ülkemizde, 2000 yılında 6 milyon 541 bin dekar olan ekim alanı  son 20 yılda hızla daralarak 2019 yılında yüzde 27 azalmayla 4 milyon 778 bin dekara kadar gerilemiştir. Bu dönemde üretim ise 2 milyon 260  bin tondan 2 milyon 200 bin tona düşmüştür. Ekim alanlarında yaşanan  yüzde 27 oranında düşüşe rağmen üretimdeki azalışın çok az olmasının  sebebi, verim artışından kaynaklanmaktadır."

-"Pamuk ithalatında koruma önlemi bulunmamaktadır"

Türkiye'de, pamuk üretiminin tüketimi karşılama oranının yüzde 60'da kaldığını belirten Bayraktar, üretimdeki bu açığın ithalatla  karşılandığına işaret etti. 2019 yılında yaklaşık 935 bin ton lif  pamuk ithalatına 1,6 milyar dolar döviz ödendiğini belirten Bayraktar  şöyle devam etti:

"Pamuk, AB-Gümrük Birliği Anlaşması kapsamında, sanayi ürünü  olarak işlem görmesi nedeniyle, pamuk ithalatında koruma önlemi  bulunmamaktadır. Bu anlaşmanın yerli üreticimizi mağdur ettiği göz  önünde bulundurulmalı, bu dezavantajın giderilmesi için üreticimiz  daha fazla desteklenmelidir. Türkiye toprakları pamuk üretimine  elverişlidir ve Türk çiftçisi ülke ihtiyacını sağlayacak hatta ihracat  yapacak çalışma azmine sahiptir."

Yapılması gerekenler-

Pamuk üreticilerinin fiyat konusundaki belirsizlik nedeniyle  tedirginlik yaşadığını belirten Bayraktar, pamuk üreticisinin üretime  devam edebilmesi için alınması gereken tedbirleri şöyle sıraladı:

"Gübre, elektrik, ilaç gibi yüksek girdi fiyatları üreticinin  maliyetlerini enflasyonun çok üzerinde artırmış, çiftçi borçlanarak  ekim yapmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle üreticiye verilen  desteklerin artırılması önem arz etmektedir.

2017 yılından itibaren kilogramda 80 kuruşa çıkarılan prim desteği 1 lira 50 kuruşa yükseltilmelidir.

Primde dekar başına 500 kilogramlık verim üst sınırı uygulaması  kaldırılmalıdır.

Özellikle gübre, ilaç, elektrik gibi girdi fiyatları ve sulama  ücretleri makul düzeylere çekilmelidir.

Üreticilerimizin hasat ettiği pamuğun tatminkâr bir fiyatla  alınması için Tariş, Çukobirlik, Antbirlik gibi tarım satış  kooperatifleri güçlendirilmeli ve müdahale alımı yapmaları  sağlanmalıdır.

Pamuk üreticimiz korunmalı, pamuk, gümrük birliğinde tarım  ürünleri kapsamına alınmalı, gümrük vergileri tekrar konulmalıdır.

Ziraat Odalarımızdan aldığımız bilgiye göre pamuk maliyeti illere  göre değişmekle birlikte beklenti, kilogram fiyatının en az 5 lira  olması yönündedir.

Üretim, verimlilik ve çiftçimizin deneyim üstünlüğüne sahip olduğu  bu ürünü sektörde yer alan sanayicilerimizin de sahiplenmesi, üretimin  sürdürülebilirliği açısından önemlidir.

Sanayi ürünü kapsamında değerlendirilen pamuk tarım ürünü olarak  işlem görmelidir."