Foreign Policy yazarlarından Simon Henderson, Katar’ın diplomatik tecridinin yeni büyük bir savaşın başlangıcı olabileceğini yazdı.
Henderson, dergi için yazdığı makalede, “Sünni ülkeler uzun süredir İran ile savaş istiyordu. Katar ile ilgili durum, muhtemelen bu ülkelerin yararlanmak istemiş olabilecekleri bir bahane olabilir” ifadelerini kullandı. Henderson, şu anki durumu 1914’te yaşanan ve Birinci Dünya Savaşı’nın resmen başlaması için bahane olarak kullanılan Avusturya arşidükü Franz Ferdinand’a Saraybosna’da yapılan suikast olayı ile karşılaştırdı.
Makalenin yazarı, ancak şu anki durumda Suudi Arabistan’ın ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) hedefinin İran olmayıp, uzun süredir Körfez Ülkelerinin Tahran ile ilgili ilişkiler konusunda güttüğü politikadan fraklı tutum izleyen Katar’ın olduğunu öne sürdü. Dün birçok Arap ülkesi, Doha’yı teröristlere destek vermekle suçlayarak, Katar ile diplomatik ilişkilerini kesmişti. Riyad ayrıca Katar Havayolları’nın işletme ruhsatını iptal etti ve Katar ile deniz ve kara sınırlarını kapattığını duyurdu. Tahran’ın Katar’a 3 deniz limanını vermeye hazır olduğu bildirilirken bu jest muhtemelen Riyad ve Abu Dabi tarafından Doha ile Tahran’ın ‘kalleşçe’ kurduğu bağlantının bir teyidi olarak kabul edilecek.
‘TİLLERSON, EXXONMOBİL’DEN DOLAYI AVANTAJLI POZİSYONDA’
Henderson, patlamaya hazır hale gelen gerilimin düşürülmesinde Washington’un çok önemli rolde olabileceğini ve hatta ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson’un göreve başlamadan önce Katar’ın enerji sektöründe en önemli yabancı aktör durumunda olan ExxonMobil’in başında bulunmuş olması nedeniyle şu anda çok avantajlı bir pozisyonda olduğunu belirtti.
Yazar, “Washington hızlı hareket edip, savaşa yönünde atılan bu adımları durdurmalı, toplu katliamların başlamasını beklememeli” ifadelerini kullandı







