Wall Street, geçen hafta karşı karşıya kaldığı en sert haftalık düşüşlerin ardından yeni haftaya şaşırtıcı bir toparlanmayla başlıyor. Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq vadeli endeksleri, zayıflayan istihdam piyasası ve tırmanan ticaret gerilimlerinin yarattığı olumsuz havaya rağmen Pazartesi günü artıda seyrediyor.
Peki, yatırımcılar kötü haberleri görmezden geldiği için Dow Jones ve S&P 500 yükseliyor, yoksa bu tezatlığın arkasında başka bir beklenti mi var?
Geçen hafta piyasalar için oldukça zorlu geçti. Cuma günü açıklanan ve beklentilerin altında kalan Temmuz ayı istihdam raporu, bardağı taşıran son damla oldu. Önceki aylara ait rakamların da aşağı yönlü revize edilmesi, güçlü iş gücü piyasasına dair algıyı tersine çevirdi ve endişeleri körükledi.
Bu gelişmeler, Dow Jones endeksinin Nisan’dan, S&P 500’ün ise Mayıs sonundan bu yana en kötü haftalık performanslarını sergilemesine yol açtı.
Tarife tehdidi ve siyasi gerilim

Piyasalardaki endişeleri artıran tek faktör zayıf istihdam verileri değil. ABD Başkanı Donald Trump’ın bu hafta tam olarak yürürlüğe girecek olan ve birçok ticaret ortağına yönelik yüzde 10 ile yüzde 41 arasında değişen yeni gümrük vergileri, enflasyonist baskıların artacağı ve maliyetlerin yükseleceği korkusunu besliyor.
Bu durum, raporun ardından Çalışma İstatistikleri Bürosu’nu (BLS) sert bir dille eleştiren ve kurumun başkanını görevden alan Trump’ın yarattığı siyasi gerilimle birleşince tablo daha da karamsarlaştı.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen vadeli piyasalar haftaya umutlu başladı. Dow Jones (YM=F) vadeli kontratları %0,5, teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 (NQ=F) %0,7 ve S&P 500 (ES=F) ise %0,6 oranında değer kazandı.
Gözler FED’in faiz kararında

Piyasadaki bu tezatlığın anahtarı, ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik beklentilerde yatıyor. Zayıf gelen istihdam verileri, ekonominin yavaşladığına dair güçlü bir sinyal olarak algılanıyor. Bu durum, yatırımcılar arasında Fed’in ekonomiyi desteklemek için Eylül ayında faiz indirimi yapma olasılığını neredeyse %90’a taşıdı. Kısacası, ekonomi için “kötü haber”, daha gevşek bir para politikası beklentisi yarattığı için piyasalar için “iyi habere” dönüştü.
Yatırımcılar bir yandan faiz indirimi beklentisini fiyatlarken, diğer yandan bilanço sezonunu yakından takip ediyor. Bu hafta aralarında Disney, Palantir ve Eli Lilly gibi devlerin de bulunduğu 100’den fazla S&P 500 şirketinin açıklayacağı finansal sonuçlar, şirketlerin bu zorlu makroekonomik ortamdaki performansına ışık tutacak ve piyasaların yönü üzerinde belirleyici olacak.








