New York borsası, ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni gümrük vergisi rejiminde ABD’de üretim yapan şirketlere “muafiyet” getireceğini açıklamasının yarattığı rahatlamayla güne güçlü bir başlangıç yaptı. Yatırımcıların en kötü senaryonun rafa kalktığını fiyatlamasıyla Dow Jones endeksi 200 puanın üzerinde değer kazanırken, teknoloji hisseleri bu rallinin lokomotifi oldu.
Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq dün de yükselişle kapanmıştı.
Peki, bu rahatlama rallisinin arkasındaki ana dinamikler neler ve piyasalar hangi şirketleri ödüllendirip hangilerini cezalandırıyor?
Apple ve çip üreticileri rallinin lokomotifi

Günün açılışında Dow Jones endeksi %0,57 artışla 44.443,40 puana yükseldi. S&P 500 endeksi %0,52, teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksi ise %0,76’lık kayda değer bir artış gösterdi. Bu pozitif hava, bugün itibarıyla yürürlüğe giren yeni tarifelere rağmen, yatırımcıların odağının belirsizlikten netliğe kaydığını gösteriyor.
Piyasaları yukarı taşıyan en önemli gelişme, Trump’ın ithal çiplere yönelik %100’e varan gümrük vergisi tehdidinin, ABD’de üretim taahhüdü veren şirketleri kapsamayacağını açıklaması oldu. Bu “vergi kalkanı”, doğrudan teknoloji sektörüne yönelik bir rahatlama getirdi.
Bu muafiyetin en büyük kazananı ise bir gün önce 100 milyar dolarlık yeni ABD yatırımını duyuran Apple oldu. Şirketin bu stratejik hamlesi, olası vergilerden korunma adına atılmış bir adım olarak yorumlandı ve hisselerinin %2’nin üzerinde değer kazanmasını sağladı.
Apple‘ın öncülük ettiği bu yükselişe, Trump’ın açıklamaları sonrası Nvidia ve AMD gibi diğer ABD’li çip üreticileri de sırasıyla %1 ve %2’nin üzerindeki artışlarla katıldı.
Siyasi riskler ve karışık veriler: Intel’de neler oluyor?

Ancak borsadaki bu olumlu hava tüm şirketler için geçerli değildi. Dow Jones endeksinin bir diğer önemli üyesi olan Intel, teknoloji sektöründeki genel yükselişin aksine %1’in üzerinde değer kaybetti. Bu düşüşün arkasında, Trump’ın, şirketin üst düzey yöneticilerinden Lip-Bu Tan’ı Çin ile olan bağları nedeniyle istifaya çağırması yatıyor.
Bu olay, piyasadaki genel iyimserliğe rağmen şirketlerin bireysel olarak siyasi risklerle karşı karşıya kalabildiğini gösteren önemli bir örnek oldu.
Makroekonomik tarafta ise tablo karışıktı. Haftalık işsizlik maaşı başvuruları 226 bin ile beklentilerin üzerinde gelerek iş gücü piyasasında bir miktar yavaşlamaya işaret etti.
Buna karşın, tarım dışı iş gücü verimliliğinin %2,4 ile beklentileri aşması ekonominin dirençli olduğuna dair olumlu bir sinyal verdi. Yatırımcılar, bu karışık veriler yerine şimdilik ticaret politikalarındaki netleşmeye odaklanmayı tercih etmiş görünüyor.








