ABD’de vadeli piyasalarda altının ons fiyatı cuma günü 3.534 dolara çıkarak tüm zamanların zirvesine ulaştı. Gün içindeki kazançların bir kısmı geri verilse de, yıl başından bu yana değer artışı yüzde 32’ye ulaştı.

Altının yükselişinin ardındaki faktörler
Yükselişin başlıca sebeplerinden ilki, Trump yönetiminin gümrük tarifeleri oldu. ABD Gümrük ve Sınır Koruma Kurumu’nun 31 Temmuz tarihli yazısında 1 kilogram ve 100 ons’luk sarı metal külçelerinin gümrük vergisine tabi olacağı belirtildi. Bu adım, İsviçre gibi büyük üretici ülkelerden gelen külçelere yüzde 39’a varan ek vergiler anlamına geliyor. Beyaz Saray, bu konuda “yanlış bilgileri netleştirecek” bir başkanlık kararnamesine hazırlanıyor. Ancak oluşan belirsizlik, sarı metale yönelimi artırdı.
İkinci faktör, jeopolitik tansiyon. XS.com kıdemli piyasa analisti Samer Hasn, ABD-Rusya-Çin arasındaki gerilimlerin altını güçlü tutan önemli bir unsur olduğuna dikkat çekti. Trump yönetimi Rusya-Ukrayna hattında ateşkes arayışlarını sürdürürken, Hindistan’a yüksek tarifeler uyguladı ve anlaşma sağlanmazsa yeni yaptırımlar konusunda uyarıda bulundu. Çin ile de 12 Ağustos’taki tarife artışı öncesi ticaret anlaşması henüz yapılmış değil.

Üçüncü neden ise ABD ekonomisinden gelen zayıflama sinyalleri. İkinci çeyrek büyümesi güçlü görünse de, temmuz ayı istihdam artışı beklentilerin altında kaldı; mayıs ve haziran verileri aşağı yönlü revize edildi. Enflasyondaki artış da stagflasyon endişelerini güçlendirdi. Hasn, “Yatırımcılar arasında süregelen endişeler, sarı metali uzun vadeli güvenli liman olarak destekleyecek” dedi.
Altın için yükseliş beklentisi devam ediyor
Piyasalarda yükseliş beklentisi sürüyor. Goldman Sachs, sarı metalin ons fiyatının 2026 ortasında 4.000 dolara ulaşabileceğini, 2025 sonu içinse 3.700 dolar hedeflediğini açıkladı. Morgan Stanley ise sarı metali, gümüşü ve COMEX bakır vadeli kontratlarını öne çıkararak, dördüncü çeyrek altın fiyat hedefini 3.800 dolara yükseltti. Bankaya göre bu beklentide; merkez bankası alımları, yatırımcı talebi, zayıf dolar, ETF ilgisi ve küresel belirsizlikler belirleyici olacak.







