Asya piyasaları, teknoloji sektöründen gelen güçlü bilanço rakamlarının yarattığı iyimserlikle yeni haftaya pozitif bir başlangıç yaptı. Ancak bu bahar havasının kalıcı olup olmayacağı belirsizliğini koruyor.
Zira yatırımcılar, hem küresel ekonominin hem de piyasaların yönünü tayin edebilecek kritik bir veri ve önemli diplomatik görüşmeler öncesinde adeta nefesini tutmuş durumda.
Hem küresel hem Asya özelinde haftanın en çok beklenen ekonomik göstergesi, hiç şüphesiz Salı günü ABD’den gelecek olan tüketici fiyat endeksi verileri. Analistler, devam eden gümrük vergilerinin de etkisiyle çekirdek enflasyonun aylık bazda %0,3 artmasını bekliyor. Bu durum, yıllık enflasyonu ABD Merkez Bankası’nın (Fed) %2’lik hedefinin oldukça üzerine, %3 seviyesine taşıyabilir.
Fed’in faiz indirim beklentisi ve şirketlerin durumu

Piyasalardaki genel kanı, Fed’in Eylül ayında bir faiz indirimine gideceği yönünde. Hatta yıl sonuna kadar en az bir indirim daha fiyatlanıyor. JPMorgan baş ekonomisti Bruce Kasman’a göre, son gelen istihdam verilerinin ardından Fed yetkililerinin büyüme konusundaki endişelerini daha sık dile getirmesi, bu beklentiyi güçlendiriyor.
Kasman, “Fed’in Eylül ayında gevşeme döngüsünü yeniden başlatmasını bekliyoruz,” ifadelerini kullanıyor ve resesyon riskinin %40’a tırmandığını belirtiyor.
Bu beklentiyi destekleyen bir diğer unsur ise şirket kârlılıkları. Bank of America analistleri, bilanço açıklayan şirketlerin %73’ünün kâr, %78’inin ise gelir beklentilerini aştığını raporluyor. Oranlar, uzun vadeli ortalamaların oldukça üzerinde. Şirketlerin “zayıf talep” ve “gümrük vergileri” gibi endişeleri dile getirmesine rağmen, genel güven ve beklentilerde bir iyileşme gözlemleniyor.
Jeopolitik belirsizlik ve Asya piyasalarına etkileri

Ekonomik verilerin yanı sıra, küresel ölçekte diplomatik ve ticari gelişmeler de piyasaların radarında. ABD’nin Çin’e uyguladığı gümrük vergilerinin süresi Salı günü doluyor ve bu sürecin yeniden uzatılması bekleniyor. Diğer yanda ise Cuma günü ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Alaska’da Ukrayna gündemiyle bir araya gelecek olması, enerji piyasaları başta olmak üzere tüm denklemi etkileyebilir.
Bu gelişmelerin gölgesinde Çin, kendi ekonomik ikilemleriyle boğuşuyor. Tüketici enflasyonu Temmuz’da artsa da, imalat sektöründeki fiyat düşüşleri devam ediyor. Bu durum, Çin’in “üretici deflasyonunu” dünyanın geri kalanına ihraç ettiği şeklinde yorumlanıyor.
Tüm bu belirsizlikler, başta petrol ve altın olmak üzere emtia fiyatlarında da dalgalanmalara neden oluyor. Asya piyasalarında da yatırımcılar, bu kritik haftada pozisyonlarını belirlerken her bir veriyi ve açıklamayı dikkatle analiz edecek.







