Nikkei’deki yükseliş pazartesi günü Asya borsalarını yukarı taşıdı. Japonya yeni bir başbakanın göreve gelmesine yakın görünürken, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verisinin oradaki faiz indirim sürecinde sadece küçük bir engel olacağı öngörülüyor.
Verilere göre Çin ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 1,1 büyüyerek tahminleri aştı. Sanayi üretimi de yüzde 6,5’lik artışla beklentilerin üzerinde geldi. Bu durum, Pekin’in ABD ile süren uzun ticaret savaşında kararlılığını pekiştirebilir.
Yıllık bazda bakıldığında yüzde 4,8’lik büyüme, son bir yılın en yavaş temposunu işaret etti. Konut fiyatlarındaki düşüş ise emlak sektörünün hâlâ ekonomi, hanehalkı serveti ve harcamalar üzerinde baskı oluşturduğunu gösterdi. Perakende satışlar ise yıllık sadece yüzde 3 arttı.
Yatırımcılar, bu hafta toplanacak politika yapıcıların yeni Beş Yıllık Plan’ı görüşmesiyle birlikte daha fazla teşvik adımı bekliyor, ancak piyasalar son dönemde bu konuda temkinli.

ABD Başkanı Donald Trump, Çin’in ABD için bazı “şeyler” yapması –örneğin soya fasulyesi alımlarına yeniden başlaması– karşılığında tarifeleri düşürebileceğini söyledi.
Cuma günü açıklanacak verilerin, ABD çekirdek enflasyonunun eylülde yüzde 3,1’de kaldığını göstermesi bekleniyor. Ancak Fed’in faiz indirimi fiyatlamalarına karşı çıkmaması nedeniyle bu verinin piyasaları endişelendirmesi beklenmiyor.
JPMorgan ABD Başekonomisti Michael Feroli, “Başkan Powell, zayıflayan işgücü piyasasının Fed politikaları açısından önemine vurgu yaptı” dedi. “Bu da FOMC’nin iki hafta içinde yapılacak toplantıda yeniden faiz indireceğine dair beklentileri teyit etti.”
Vadeli işlemler bu ay çeyrek puanlık bir faiz indirimi, aralıkta ise bir yenisini tamamen fiyatlamış durumda. Faizlerin gelecek yıl ortasında yüzde 3 seviyesine gerilemesi bekleniyor.
Asya borsaları Japon Nikkei öncülüğünde yükselişte
Japonya’da Nikkei endeksi yüzde 2,8 yükselerek Asya borsalarına öncülük etti. Liberal Demokrat Parti ile Japonya İnovasyon Partisi’nin koalisyon hükümeti kurma konusunda anlaşmaya vardığı haberi, ülkenin ilk kadın başbakanının göreve gelmesinin önünü açtı. Bu da Asya borsalarını pozitif etkiliyor.
Analistler, Sanae Takaichi’nin teşvik yanlısı ve faiz artışlarına karşı bir isim olacağını düşünüyor. Bu durum yen ve tahviller için olumsuz, hisse senetleri için ise olumlu olarak değerlendiriliyor.

Asya borsalarında yükseliş gören bir diğer borsa olan Güney Kore borsası yüzde 1 arttı. Japonya hariç Asya borsalarını – Pasifik borsalarını kapsayan MSCI endeksi yüzde 1,3 yükseldi. Çin’in önde gelen CSI300 endeksi ise geçen haftaki kayıpların ardından yüzde 0,8 artış gösterdi. Asya borsalarında genel olarak olumlu bir hava var.
EUROSTOXX 50 vadeli kontratları yüzde 0,7, DAX vadeli işlemleri yüzde 0,7 ve FTSE vadeli işlemleri yüzde 0,3 yükseldi.
Wall Street tarafında S&P 500 ve Nasdaq vadeli kontratları yüzde 0,3 artış gösterdi. Yatırımcılar bu hafta açıklanacak bilanço sonuçlarına odaklanmış durumda.
LSEG IBES verilerine göre S&P 500 şirketlerinin üçüncü çeyrekte yıllık bazda yüzde 8,8 kâr artışı göstermesi bekleniyor. Bu güçlü sonuçlar, borsalardaki yüksek değerlemeleri haklı çıkaracak düzeyde olmalı.
BofA analisti Savita Subramanian, teknoloji sektöründeki yüzde 20’lik yükselişin öncülüğünde toplam hisse başına kâr artışının yüzde 11’e ulaşacağını tahmin ediyor. Nvidia’nın tek başına bu artışın dörtte birini oluşturması bekleniyor.
Bu hafta Tesla, Ford, GM, Netflix, Procter & Gamble, Coca-Cola, savunma devi RTX, teknoloji devleri IBM ve Intel gibi büyük şirketler bilanço açıklayacak. İngiltere’de büyük bankalar, Almanya’da ise yazılım devi SAP sonuçlarını paylaşacak.
Fed’in olası faiz indirim serisi tahvil piyasalarını destekliyor. ABD 10 yıllık tahvil getirileri geçen hafta 14 baz puan düşerek yüzde 4,011 seviyesine indi.
Getirilerdeki düşüş dolar üzerinde baskı yaratırken, euro dolar karşısında 1,1656’ya yükseldi. Fransa’nın kredi notunun sürpriz biçimde düşürülmesine rağmen euro geçen hafta yüzde 0,3 değer kazandı.
Yatırımcıların Japonya Merkez Bankası’nın bu ay faiz artırma olasılığını yüzde 22’ye kadar düşürmesiyle yen baskı altında kaldı. Aralık ayında faiz artışı ihtimali ise yarı yarıya görülüyor.
Dolar 150,55 yen seviyesinde yatay seyrederken, euro 175,64 seviyesinde sabit kaldı. Dolar endeksi hafifçe gerileyerek 98,431’e indi.
Emtia piyasasında, geçen hafta yüzde 6’ya yakın sıçrayan altına olan talep güçlü kalmaya devam etti. Altın ons başına 4.266 dolardan işlem görürken, 4.200 dolar artık teknik destek seviyesi olarak izleniyor.
Ons altın 5000 doları görecek, ama 2028’de
Amundi Investment Institute’tan Lorenzo Portelli, “Üç yıllık perspektifte, yatırımcılar ve merkez bankalarının altına yönelik yapısal talep değişimi nedeniyle fiyatların 2028’de ons başına 5.000 dolara ulaşabileceğine inanıyoruz” dedi.
Petrol piyasasında ise OPEC+’ın üretimi artırmayı sürdürmesi nedeniyle arz bolluğu fiyatlar üzerinde baskı yaratıyor. Brent petrol yüzde 0,4 düşüşle varil başına 61,02 dolara, ABD ham petrolü yüzde 0,5 gerileyerek 57,24 dolara indi.







