Geçen haftanın ikinci yarısında hareketlenen döviz piyasalarında Euro ve dolar rekor seviyelere ulaştı. Her ikisi de en çok talep gören ve kullanılan para birimleri olmaları nedeniyle çok konuşulurken, ön plana pek çıkmayan İngiliz Sterlini de bu hareketten nasibini aldı.
Bu yıla 43-44 lira bandında başlayan İngiliz Sterlini 57 lirayı aşmış durumda. Çok değil yılın ilk çeyreğinde 50 lirayı bulup bulmayacağı konuşuluyordu. Ancak sterlin önce 50 lirayı sonra da 55 lirayı aştı. Hız kesmeden yükselen sterlin geçen hafta 57,3680 lirayı görerek yeni bir rekor seviyeyi test etti.
Türk Lirası eriyor

Dolar ve Euro’nun ardından sterlinin de yükselmesi, Türk lirasındaki değer kaybının yalnızca tek bir para birimiyle sınırlı olmadığını ortaya koydu. Analistlerin değerlendirmesine göre bu tablo, TL’nin küresel para birimleri karşısında genel bir zayıflama süreci içinde olduğuna işaret ediyor.
Döviz kurlarındaki yükselişte hem yurt içi hem de küresel gelişmeler etkili oluyor. Merkez Bankası’nın son dönemde attığı adımlar ve para politikasına ilişkin beklentiler, TL üzerinde baskı yaratmaya devam ediyor. Faiz indirimlerinin ardından döviz talebinin artması, kurlardaki yukarı yönlü hareketi destekleyen en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Kurlarda gerileme beklenmiyor

Analistler, kısa vadede döviz kurlarında sert bir geri çekilme beklemiyor. Merkez Bankası’nın atacağı adımlar, enflasyon görünümü ve küresel gelişmeler, döviz piyasalarının yönünü belirlemeye devam edecek. Özellikle yılın son günlerine yaklaşılırken, döviz talebinin canlı kalmasının kurlar üzerindeki baskıyı sürdürmesi bekleniyor.
Güçlü paralar güvenli liman

Öte yandan küresel piyasalarda da belirsizlikler sürüyor. ABD Merkez Bankası ve Avrupa Merkez Bankası’nın faiz politikaları, jeopolitik riskler ve küresel enflasyon endişeleri yatırımcıları güçlü para birimlerine yöneltiyor.
Dolar ve Euro’nun yanı sıra sterlin de bu süreçte güvenli liman olarak tercih edilen para birimleri arasında yer alıyor.
Her ne kadar sterlin güçlü para birimleri arasında yer alsa da İngiltere ekonomisiyle ilgili beklentiler pek de iç açıcı değil. Analistler ekonomideki daralmaya dikkat çekiyor. S&P Global Market Intelligence Ekonomi Direktörü Raj Badiani, büyüme verilerinin açıklanmasının ardından paylaştığı notta, üst üste dördüncü ayda da zayıf gelen büyüme verilerinin iç talepteki kötüleşme, maliye politikasındaki değişiklikler ve ABD tarifelerinin şirketler üzerinde etkisini yansıttığına kaydetti.






