ABD Başkanı Donald Trump’ın İran yönetimine verdiği mühletin dolmasına saatler kala yaptığı eşi görülmemiş askeri tehditler, pay piyasalarında sert bir satış baskısı yaratıyor.
Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar ve Orta Doğu’daki kritik petrol tesislerine yönelik operasyon haberleri, yatırımcıların riskli varlıklardan kaçışını hızlandırdı. New York borsasında haftanın ikinci işlem gününün açılışında Dow Jones ve S&P 500 yüzde 0,2 oranında değer kaybederken, teknoloji hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq endeksi yüzde 0,4’lük düşüşle kaydetti.
Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq dün yükselişle kapanış yapmıştı.
Trump’ın tehditleri ve Dow Jones’ta açılış
Washington ile Tahran arasında haftalardır tırmanan jeopolitik gerilim, salı akşamı saat 20:00 itibarıyla dolacak olan mühletin yaklaşmasıyla birlikte en kritik evresine giriyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın sosyal medya platformu üzerinden paylaştığı son mesajlar, krizin diplomatik yollarla çözülme ihtimalini neredeyse tamamen ortadan kaldırıyor.

Trump’ın, olağanüstü bir gelişme yaşanmaması halinde bütün bir medeniyetin yok olacağı yönündeki son derece sert ifadeleri, küresel sermaye piyasalarında tam bir karamsarlık havası estiriyor. Artan savaş çanları, yatırımcıları güvenli liman arayışına iterken, Wall Street’in ana göstergeleri güne satıcılı bir seyirle başladı.
Ağır sanayi, havacılık ve finans devlerinin performansını yansıtan Dow Jones endeksi, açılış gonguyla birlikte yüzde 0,2 oranında gerileyerek piyasalardaki riskten kaçış eğilimini net bir şekilde ortaya koydu. Aynı oranda değer kaybeden S&P 500 endeksi ile yüzde 0,4 düşen Nasdaq Composite, teknoloji ve büyüme odaklı şirketlerin de jeopolitik sarsıntıdan kaçamadığını kanıtlıyor.
Kurumsal portföy yöneticileri, savaşın resmi olarak başlaması halinde küresel tedarik zincirlerinin kopma noktasına geleceğini ve şirket karlarında ağır tahribatlar oluşacağını değerlendiriyor. Hisse senedi piyasalarındaki panik satışları, yatırımcıların nakit pozisyonlarını artırarak fırtınanın dinmesini bekleme stratejisine geçtiğini gösteriyor. Uzmanlar, diplomatik bir mucize gerçekleşmedikçe piyasalardaki yön arayışının çok daha sert dalgalanmalara sahne olacağını ifade etti.

Varlık yönetim şirketleri, belirsizliğin tepe noktasına ulaştığı saatlerde algoritmik işlemlerin satış baskısını giderek derinleştirebileceği konusunda uyarılarda bulunuyor. Ekonomistler, endekslerdeki mevcut kayıpların sadece bir başlangıç olabileceğini ve sıcak çatışmanın ilk haberleriyle birlikte fiyatlamaların yeniden şekilleneceğini kaydetti.
Kharg Adası operasyonu ve Dow Jones şirketlerinin enerji maliyeti krizi
Diplomatik çözüm umutlarını tamamen rafa kaldıran en önemli gelişme, ABD ordusunun İran’ın stratejik enerji altyapısına yönelik ilk fiili saldırılarını başlattığına dair uluslararası haber ajanslarına düşen raporlar oldu. Konuya yakın kaynaklar, İran’ın petrol ihracatının can damarı konumundaki Kharg Adası’nda bulunan askeri ve lojistik hedeflerin vurulduğunu bildiriyor.
Enerji arzının kalbine yapılan doğrudan müdahale, küresel petrol piyasalarında anında karşılık bularak varil fiyatlarını kontrolden çıkardı. ABD göstergesi Batı Teksas türü ham petrol vadeli işlemleri, arz şoku endişesiyle yüzde 3’ün üzerinde devasa bir sıçrama gerçekleştirerek 115 dolar barajını aştı. Eş zamanlı olarak uluslararası gösterge Brent petrol fiyatları da yukarı yönlü sert bir ivme yakalayarak 110 doların üzerine yerleşti.
Enerji maliyetlerindeki kontrolsüz artış, özellikle üretim ve lojistik odaklı faaliyet gösteren Dow Jones endeksi bileşenleri için yıkıcı bir maliyet enflasyonu senaryosunu gündeme getiriyor. Petrol fiyatlarındaki her yukarı yönlü adım, sanayi devlerinin kar marjlarını doğrudan törpüleyerek yatırım harcamalarını askıya almalarına neden oluyor.

Artan enerji faturaları, merkez bankalarının enflasyonla mücadele politikalarını tamamen işlevsiz hale getirme riski barındırıyor. Yüksek enflasyon beklentilerinin faiz indirim umutlarını yok etmesi, pay piyasalarındaki satış dalgasının temel makroekonomik dayanağını oluşturuyor.
Sermaye piyasası analistleri, Orta Doğu’daki enerji tesislerinin tamamen hizmet dışı kalması durumunda petrolün çok daha yüksek seviyeleri test edeceğini vurguladı. Enerji yoğun sektörlerdeki hisse senetleri, artan operasyonel masraflar nedeniyle yatırımcıların satılacaklar listesinin ilk sırasına yerleşiyor.
Otoriteler, küresel büyüme projeksiyonlarının yaklaşan savaşın şiddetine göre baştan aşağı revize edileceğini belirtiyor. Krizin kalıcı bir hale gelmesi, uluslararası ticaretin yavaşlamasına ve küresel ekonominin derin bir durgunluğa sürüklenmesine zemin hazırlıyor.







