Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD ekonomisi için 2026 yılında herhangi bir resesyon tehlikesi bulunmadığını belirterek, vatandaşların yakında Trump yönetiminin ticaret ve vergi politikalarından olumlu etkileneceğini savundu.
Bessent, NBC News kanalına verdiği röportajda 2026 yılına dair oldukça iyimser bir tablo çizdi. Bakan, güçlü ve enflasyon yaratmayan bir büyüme ortamı için gerekli zemini hazırladıklarını ifade etti.
ABD ekonomisi ve vergi düzenlemeleri

Cumhuriyetçi Parti tarafından hazırlanan kapsamlı harcama paketinin bazı bölümlerinin henüz tam olarak devreye girmediği belirtildi. Yeni yasa ile 2017 vergi indirimlerinin kalıcı hale getirilmesi ve sosyal güvenlik vergilerinin dengelenmesi hedeflendi. Bu adımların ABD ekonomisi üzerindeki etkilerinin zamanla hissedileceği vurgulandı.
Plan kapsamında bahşiş gelirleri, fazla mesai ücretleri ve otomobil kredileri için de çeşitli vergi avantajları sunulduğu açıklandı.
Sağlık harcamaları ve konut sektörü

Bessent sağlık hizmetleri maliyetlerinin daha uygun seviyelere çekilmesinin beklendiğini dile getirdi. Trump yönetiminin bu hafta konuyla ilgili yeni gelişmeler paylaşacağı bildirildi.
Kongredeki mevcut anlaşmazlığın ise milyonlarca kişinin sağlık giderlerini artırabileceği tahmin ediliyor.
Bakan ayrıca konut piyasası ve faiz oranlarına duyarlı sektörlerde bazı zorlukların yaşandığını kabul etti. Hizmet sektörünün enflasyona katkısı sürerken, düşük enerji fiyatlarının ABD ekonomisi genelinde fiyatları aşağı çekmeye yardımcı olacağı öne sürüldü.
Seçmenlerin ekonomik güven algısı

Beyaz Saray Ulusal Ekonomi Konseyi Direktörü Kevin Hassett, hükümetin kapanması nedeniyle son çeyrek verilerinin zayıf gelebileceğine işaret etti. Washington’da 43 gün süren siyasi kriz, ülke tarihinin en uzun süreli çıkmazı olarak kayıtlara geçmişti.
Yapılan son anketlere göre kayıtlı seçmenlerin önemli bir kısmı yönetimin ekonomi politikalarını başarısız buluyor. JPMorgan tarafından hazırlanan raporda ise halkın ekonomiye bakışının gelir düzeyine göre değiştiği tespit edildi.
Yüksek gelirli grubun güven seviyesi 10 üzerinden 6,2 olarak ölçülürken, düşük gelirli tüketicilerin ortalaması 4,4 puanda kaldı. Bu durum ABD ekonomisi içindeki algı farkını net bir şekilde ortaya koydu.







