Altın fiyatları, ABD ve İran’ın iki aydır süregelen ve enerji arzını sekteye uğratan savaşı sona erdirmek amacıyla yürüttüğü diplomatik temasların ardından yatay bir seyir izlemeye başladı.
Yatırımcılar, enerji arzındaki tıkanıklığın enflasyon risklerini artırdığı bir ortamda, müzakerelerden gelecek somut sonuçlara odaklanmış durumda. Pazartesi günü yüzde 0,6 oranında değer kaybeden ons altın, yeni işlem gününde 4.695 dolar seviyelerine yakın bir noktada dengelenme çabası gösteriyor.
Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın son barış önerisini görüşmek üzere ulusal güvenlik yetkililerini topladığını, ancak herhangi bir anlaşma için belirlenen “kırmızı çizgilerin” korunduğunu ifade etti.

Orta Doğu’da geçici çözüm arayışları ve piyasa yansımaları
Tahran yönetiminin, Washington’ın İran limanlarına yönelik gemi ablukasını kaldırması karşılığında Hürmüz Boğazı’nı yeniden trafiğe açmayı içeren geçici bir anlaşma teklif ettiği belirtiliyor. Stratejik öneme sahip bu su yolundaki geçişlerin durma noktasına gelmesi; ham petrol, doğal gaz ve petrol ürünleri akışını ciddi şekilde kısıtlamıştı.
İran’ın sunduğu taslak metin, ülkenin nükleer programına ilişkin daha karmaşık müzakerelerin ertelenmesini öngörürken, önceliği ticaret yollarının açılmasına veriyor. Heraeus Precious Metals analisti Marc Loeffert, Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmaya devam ettiği bir ortamda ateşkesin süresiz olarak uzatılmasının piyasalardaki belirsizliği körüklediğini kaydetti.

Loeffert, uzun vadede ekonomik durgunluk ve yükselen fiyat baskılarının birleşmesinin, altın piyasasındaki yukarı yönlü eğilim için uygun bir zemin hazırlayabileceği değerlendirmesinde bulundu.
Merkez bankalarının faiz kararları ve ekonomik görünüm
Piyasa aktörleri, bu hafta ABD Federal Rezerv (Fed), Avrupa Merkez Bankası (ECB) ile Japonya, İngiltere ve Kanada merkez bankalarının açıklayacağı faiz kararlarını yakından takip ediyor. Sekiz haftadır devam eden çatışmaların tetiklediği enerji arzı şoku, küresel enflasyon risklerini artırırken, bu durum merkez bankalarının faiz oranlarını daha uzun süre yüksek tutma ya da yeni artışlara gitme ihtimalini güçlendiriyor.
Getirisi olmayan bir varlık olan altın için yüksek faiz ortamı önemli bir baskı unsuru oluşturmaya devam ediyor. Çatışmaların başladığı Şubat ayı sonundan bu yana yaklaşık yüzde 11 oranında değer kaybeden ons altın, Singapur saatiyle sabah saatlerinde yüzde 0,3 artışla 4.697,49 dolar seviyesine yükseldi.

Gümüş yüzde 0,7 artışla 76,03 dolara çıkarken, platin ve paladyumda da değer kazançları kaydedildi. Bloomberg Dolar Endeksi ise Pazartesi günkü hafif gerilemenin ardından yatay seyrini koruyor.
Siyasi gerilimler ve küresel piyasa beklentileri
Diplomatik kanalların açık tutulması kısa vadede volatiliteyi sınırlasa da, enerji koridorlarının tam olarak açılmaması küresel tedarik zinciri üzerindeki baskıyı canlı tutuyor.
Mevcut krizin sadece bölgesel bir çatışma olmaktan çıkıp küresel bir enflasyon şokuna dönüşmesi, altını “güvenli liman” ve “enflasyondan korunma aracı” rolleri arasında hassas bir dengeye yerleştiriyor. Gelecek dönemde merkez bankalarının şahin duruşlarını esnetip esnetmeyecekleri, altının orta vadeli yönünü tayin edecek ana faktör olacak.
Analistler, barış görüşmelerinden çıkacak kalıcı bir sonucun emtia fiyatlarındaki jeopolitik riski azaltabileceğini, ancak kalıcı yapısal enflasyonun altın fiyatlarını desteklemeye devam edebileceğini vurguluyor. Karar vericilerin atacağı adımlar ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin durumu, piyasaların ana gündem maddesi olmaya devam edecek.






