Altın fiyatları, son dönemde sergilediği sert satış dalgasıyla birlikte resmi olarak ayı piyasasına girdi ancak piyasa uzmanları uzun vadeli yükseliş beklentilerini korumaya devam ediyor.
Spot altın fiyatları Salı günü işlem seansında %2’ye varan bir değer kaybı yaşayarak ons başına 4 bin 335 dolar seviyelerine kadar çekilirken, vadeli işlemler de benzer bir seyirle 4 bin 317 dolara geriledi. Ocak ayındaki 5 bin 594 dolarlık tarihi zirvesinden bu yana yaklaşık %21 oranında düşüş kaydeden kıymetli metal, böylece teknik olarak ayı piyasası bölgesine yerleşmiş oldu.
Küresel piyasalarda yaşanan bu geri çekilme, temel olarak ABD dolarının güçlenmesi ve jeopolitik tansiyonun düşebileceğine dair sinyallerle tetiklendi.
ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’ın enerji altyapısına yönelik planlanan saldırıları beş gün süreyle askıya aldığını açıklaması, güvenli liman talebinin bir miktar zayıflamasına yol açtı. 28 Şubat’ta başlayan gerginliklerden bu yana dolar endeksinin %3 oranında değer kazanması, altın üzerinde kar realizasyonu baskısını artıran ana unsurlardan biri olarak değerlendiriliyor. Analistler, bu durumu kalıcı bir trend değişiminden ziyade kısa vadeli pozisyon değişimleri olarak yorumluyor.

Küresel piyasalarda altın fiyatları için yeni alım fırsatı mı?
Piyasa stratejistleri, mevcut fiyat hareketlerini temel dinamiklerdeki bir bozulma olarak değil, yatırımcılar için stratejik bir giriş noktası olarak görüyor.
Global X ETFs Yatırım Stratejisti Justin Lin, son dönemdeki düşüşün yüksek faiz oranlarına karşı hassasiyet ve portföy dengelemelerinden kaynaklandığını belirtti.
Lin, yıl sonu için ons başına 6 bin dolarlık tahminini koruduğunu ifade ederken, bu iyimser tablonun sadece savaş riskine dayanmadığını, aynı zamanda merkez bankalarının devam eden talebi ve Asyalı yatırımcıların ilgisiyle desteklendiğini vurguladı.

Özellikle gelişmekte olan ülkelerin merkez bankalarının rezervlerini çeşitlendirme çabaları, altın fiyatları için önemli bir destek seviyesi oluşturuyor. Uzmanlar, fiyatlardaki bu gerilemenin ardından merkez bankalarının alımlarını artırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğunu ve bunun piyasayı stabilize edeceğini öngörüyor.
Standard Chartered da benzer bir yaklaşımla, kaldıraçlı pozisyonların temizlenmesinin ardından altının üç ay içinde 5 bin 375 dolar seviyesine geri dönebileceğini, teknik desteğin ise 4 bin 100 dolar civarında bulunduğunu kaydediyor.
Jeopolitik riskler ve merkez bankası kararları ışığında beklentiler
Piyasanın arka planına bakıldığında, altının yapısal yükseliş hikayesinin henüz sona ermediği görülüyor. Yardeni Research Başkanı Ed Yardeni, yıl sonu tahminini 6 bin dolardan 5 bin dolara revize etmesine rağmen, on yılın sonunda altının 10 bin dolar seviyesine ulaşacağı yönündeki iddialı öngörüsünü sürdürüyor.
Bu beklentinin temelinde, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) gelecekte faiz indirimlerine gitme ihtimali ve buna bağlı olarak doların küresel ölçekte zayıflayacağı varsayımı yatıyor.

Sonuç olarak, altın fiyatları kısa vadede volatil bir seyir izlese de, jeopolitik belirsizliklerin sürmesi ve yapısal talep artışı, metalin güvenli liman statüsünü korumasını sağlıyor. Piyasa katılımcıları, özellikle dolar endeksindeki hareketleri ve merkez bankalarının fiziksel altın alım iştahını, önümüzdeki dönemin en kritik öncü göstergeleri olarak takip etmeye devam edecek. Kısa vadeli teknik baskıların azalmasıyla birlikte, orta ve uzun vadede altının yeniden yukarı yönlü bir ivme kazanması genel piyasa beklentisi olarak öne çıkıyor.







