Altın fiyatları, Orta Doğu’da sağlanan iki haftalık geçici ateşkes ve kalıcı barış anlaşmasına yönelik beklentilerin etkisiyle yeni işlem gününe sert bir yükselişle başladı.
ABD Başkanı Donald Trump’ın, İran tarafından sunulan barış planını değerlendirmek üzere iki haftalık bir ateşkes süreci üzerinde mutabık kalındığını açıklaması, küresel piyasalarda risk iştahını artırırken güvenli liman varlıklarına olan talebi de yeniden şekillendirdi.
Ateşkes kararı sonrası piyasalarda hareketlilik arttı
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İran’dan 10 maddelik bir teklif aldıklarını ve bu teklifin müzakereler için uygulanabilir bir temel oluşturduğuna inandıklarını ifade etti.
Trump, geçmişteki pek çok ihtilaflı noktada uzlaşı sağlandığını, iki haftalık sürenin anlaşmanın nihai hale getirilmesi ve tamamlanması için kritik bir fırsat sunacağını kaydetti. Bu gelişmenin ardından ons altın fiyatı, 4.800 dolar seviyesindeki ilk direnç noktasını aşarak yüzde 2’nin üzerinde bir değer kazancıyla 4.809,20 dolar seviyesinden işlem görmeye başladı.

Piyasa analistleri, ateşkes haberinin hisse senedi piyasalarını da desteklediğini vurguluyor. S&P 500 endeks vadeli kontratları gece işlemlerinde yüzde 2’den fazla yükselirken, enerji maliyetlerindeki düşüş beklentisi petrol fiyatlarında sert bir geri çekilmeyi beraberinde getirdi.
Batı Teksas türü (WTI) ham petrol vadeli işlemleri, arz güvenliğine dair endişelerin hafiflemesiyle yüzde 18 oranında değer kaybetti. Gümüş fiyatları ise yüzde 4’lük artışla 76 dolar seviyesini geçerek altındaki yükselişe eşlik etti.
Jeopolitik riskler ve enflasyon kıskacında altın
Orta Doğu’daki çatışma ortamı normal şartlarda altına olan talebi artırması beklenirken, geçtiğimiz ay altın fiyatları beklenmedik bir performans sergilemişti. Yatırımcıların ve merkez bankalarının likidite ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla varlık satışı yapmasıyla altın, son bir ayda yüzde 11’den fazla değer kaybederek 1980’lerin başından bu yana en kötü aylık performansını kaydetmişti.

Buna ek olarak, artan enflasyon endişelerinin faiz artışı beklentilerini tetiklemesi, getirisi olmayan bir varlık olan altının fırsat maliyetini yükselterek fiyatlar üzerinde baskı oluşturmuştu.
Analistler, bölgedeki çatışmaların sona ermesinin ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yıl sonuna kadar faiz indirimi yapma ihtimalini güçlendirebileceğine dikkat çekiyor.
Enerji fiyatlarındaki gerilemenin, merkez bankalarının para politikasında gevşeme döngüsüne geri dönmesi için gerekli alanı yaratabileceği değerlendiriliyor. Geçtiğimiz dönemde 100 doların üzerine çıkan petrol fiyatları, küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamalara yol açmış ve enflasyonist baskıları artırarak pek çok merkez bankasını faiz indirim planlarını durdurmaya zorlamıştı.
Ekonomik toparlanma süreci ve piyasa beklentisi
İki haftalık ateşkesin tedarik zinciri üzerindeki baskıyı hafifletmesi beklenirken, uzmanlar küresel ekonomideki tahribatın boyutlarını belirlemek için henüz erken olduğu konusunda uyarıyor.
Pepperstone Kıdemli Piyasa Analisti Michael Brown, piyasaların artık odağını çatışmanın ve enerji fiyatlarındaki artışın küresel büyüme üzerindeki etkilerine çevireceğini belirtti. Brown, enerji fiyatlarının normalleşmesi durumunda merkez bankalarının geçici enflasyon artışlarını görmezden gelebileceğini ve yakın vadede sıkılaşma olasılığının zayıflayacağını ifade etti.

Piyasa dinamikleri açısından kritik risk, ateşkesin kalıcı olmaması ve gerilimin yeniden tırmanması olarak görülüyor. Olası bir çatışma senaryosunda, petrol fiyatlarının yeniden yükselmesi ve ABD dolarının tek güvenli liman olarak öne çıkması bekleniyor.
Bu durumda hisse senedi, tahvil ve kıymetli metallerin ciddi bir satış baskısı altında kalabileceği öngörülüyor. Kısa vadede ise yatırımcılar, 5.000 dolar seviyesini altın için psikolojik ve teknik bir eşik olarak izlemeye devam edecek.







