Küresel piyasalarda güvenli liman olarak görülen altın fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’daki gerilimin sona erebileceğine yönelik sinyalleri ve merkez bankalarının rezerv hamlelerinin ardından Salı günü işlemlerinde belirgin bir artış kaydetti.
ABD Başkanı Trump’ın bölgedeki çatışmaların tamamlanmak üzere olduğunu ifade etmesiyle birlikte, ons altın vadeli işlemleri sabah saatlerinde yüzde 2,1 oranında değer kazanarak 5.212,71 dolar seviyesine ulaştı.
Benzer bir hareketlilik gümüş piyasasında da gözlemlenirken, gümüş vadeli işlemleri yüzde 5,5 oranında artış gösterdi.
ADM Investor Services Kıdemli Ekonomisti Marc Ostwald, konuya ilişkin değerlendirmesinde, bu fiyat hareketinin hisse senedi vadeli işlemlerindeki kazançlarla paralel bir seyir izlediğini ve riskli varlıklara yönelik genel bir talep artışından kaynaklandığını belirtti.

Doların diğer önemli para birimleri karşısındaki değerini ölçen DXY dolar endeksi, petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye bağlı olarak Salı günü değer kaybetti.
Altın fiyatları ile ABD doları arasındaki ters korelasyonun bu süreçte etkili olduğu gözlemlenirken, Trump’ın CBS News muhabiri Weijia Jiang’a verdiği mülakatta İran’daki durumun “büyük ölçüde tamamlandığını” belirtmesi piyasalarda iyimser bir hava yarattı.
Ancak analistler, Trump’ın açıklamalarının her zaman belirsizlik içerebileceğini ve mevcut tablonun hala risk içerdiğini kaydediyor.
Çin altın stoklamaya devam ediyor
Altın fiyatları üzerinde etkili olan bir diğer kritik gelişme ise Çin cephesinden geldi. Resmi verilere göre Çin Merkez Bankası, Şubat ayında üst üste 16. ayda da uluslararası rezervlerine altın eklemeye devam ederek toplam varlıklarını 74,2 milyon onsa çıkardı. Dünyanın en büyük ekonomilerinden gelen bu düzenli alım stratejisi, fiyatlar üzerinde uzun vadeli ve destekleyici bir unsur olarak görülüyor.

Öte yandan, enerji fiyatlarındaki değişimler de makroekonomik beklentileri şekillendirmeye devam ediyor. Petrol fiyatlarının geri çekilmesi enflasyonist baskıları bir nebze hafifletse de, jeopolitik gerilimlerin yeniden tırmanma ihtimali piyasalarda her an bir yön değişimi yaşanabileceği riskini barındırıyor.
Ekonomist Marc Ostwald, gerilimin tekrar artması durumunda petrol fiyatlarının yeniden yükselebileceğini ve bu durumun faizlerin yüksek seviyelerde kalması beklentisini güçlendirebileceğini vurguladı.
Yüksek faiz oranları, faiz getirisi olmayan bir varlık olan altın için geleneksel olarak baskılayıcı bir faktör olarak kabul ediliyor. Ancak mevcut konjonktürde, hem merkez bankalarının fiziksel altın talebi hem de ABD dolarındaki gevşeme, değerli metallerin direncini artırıyor. Yatırımcılar, ABD’den gelecek yeni enflasyon verileri ve Orta Doğu’dan gelecek resmi açıklamaların piyasa dinamiklerini nasıl şekillendireceğini yakından takip etmeyi sürdürüyor.

Altın fiyatları için önümüzdeki dönemde en belirleyici faktör, bölgedeki askeri hareketliliğin gerçekten kalıcı bir sükunete evrilip evrilmeyeceği olacak. Piyasa uzmanları, jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmadığı sürece altının portföylerdeki koruyucu rolünü sürdüreceğini öngörüyor.
Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz patikasına dair vereceği mesajlar, DXY endeksinin seyriyle birlikte altın üzerindeki satış baskısını veya alım iştahını doğrudan etkileyecek. Sonuç olarak, Trump’ın açıklamalarıyla tetiklenen iyimserlik şu an için fiyatları yukarı çekse de, yüksek seyreden faiz oranları ve volatilite, yatırımcıların temkinli duruşunu korumasına neden oluyor.
Kısa vadede 5.200 dolar seviyesinin üzerindeki kalıcılık, teknik açıdan yükseliş trendinin devamı için kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor.







