Altın fiyatları, son dönemde yaşadığı sert değer kayıplarının ardından piyasalarda oluşan belirsizlikle birlikte yönünü belirlemeye çalışıyor. İsviçre merkezli yatırım bankası UBS, yayımladığı raporla değerli metalin kısa vadeli konsolidasyon sürecine girebileceğini ancak uzun vadede yeni zirvelerin görülebileceğini açıkladı.
Küresel piyasalarda güvenli liman arayışı devam ederken, sarı metal fiyatları son ayların en hareketli dönemlerinden birini geçiriyor. Ocak ayında 5 bin 600 dolar seviyesinin üzerine çıkarak tarihi zirvesini gören ons altın, Mart ayında yaşadığı yüzde 11’lik değer kaybıyla Haziran 2013’ten bu yana en keskin aylık düşüşünü kaydetti.
Dow Jones endeksi verilerine göre, sarı metal rekor seviyesinden yüzde 12 oranında uzaklaşarak 4 bin 700 dolar seviyelerine çekildi. UBS Kıdemli Değerli Metaller Stratejisti Joni Teves, mevcut tabloyu “boğa piyasasının geç aşaması” olarak tanımlarken, yatırımcıların portföylerini çeşitlendirme isteğinin fiyatları yeniden destekleyebileceğini vurguladı.

Fed kararları ve jeopolitik risklerin altın fiyatları üzerindeki etkisi
Sarı metal fiyatları ile ABD Merkez Bankası (Fed) faiz politikaları arasındaki ters korelasyon, son dönemde yaşanan fiyatlamaların temel dinamiğini oluşturuyor. Normal şartlarda Fed’in faiz indirim sürecine girmesi altın fiyatları için destekleyici bir unsur kabul edilirken, Orta Doğu’da artan gerilim ve İran ile İsrail arasındaki çatışmalar makroekonomik beklentileri kökten değiştirdi.
Eylül 2024’te başlayan faiz indirim döngüsünün devam etmesi beklenirken, savaşın tetiklediği enflasyonist endişeler piyasaların faiz indirim beklentilerini zayıflattı. CME Group’un FedWatch verilerine göre, piyasa aktörleri artık Fed’in bu yıl içinde bir faiz değişikliğine gitmeyeceğini fiyatlıyor; bu durum ise altının yukarı yönlü hareketini kısıtlayan en önemli engel olarak öne çıkıyor.

Stratejist Joni Teves, piyasanın genel olarak sarı metale hala yeterli düzeyde yatırım yapmadığı görüşünde. Birçok kurumsal yatırımcının savaşın seyri ve makroekonomik belirsizlikler nedeniyle kenarda beklediğini ifade eden Teves, mevcut geri çekilmelerin uzun vadeli yatırımcılar için bir fırsat sunabileceğini belirtti.
UBS’in yıl sonu hedefi olan 5 bin 600 dolar seviyesi, yatırımcıların riskten korunma amacıyla sarı metale yönelme potansiyeline dayanıyor. Orta Doğu’daki çatışmaların boyutu ve küresel para politikalarındaki olası değişimler, altının orta ve uzun vadeli seyrinde belirleyici rol oynamaya devam edecek.
Piyasa görünümü ve portföy stratejilerinde altının geleceği
Küresel ekonomideki belirsizlikler ve jeopolitik tansiyon, yatırımcıları daha korumacı bir varlık yönetimine zorluyor. UBS analizine göre, sarı metal fiyatları önümüzdeki birkaç ay boyunca yatay bir seyir izleyerek konsolide olabilir; ancak bu durgunluk döneminin ardından yeni bir yükseliş dalgasının gelmesi muhtemel görünüyor.
Bankanın temel senaryosu, portföy dağılımlarında altına ayrılan payın artacağı ve bunun da fiyatları yıl sonunda tekrar tarihi zirvelere taşıyacağı yönünde şekilleniyor. Özellikle güvenli liman algısının güçlenmesiyle birlikte, altının sadece bir emtia değil, merkez bankaları ve fonlar için temel bir rezerv varlığı olarak konumunu koruması bekleniyor.

Piyasa uzmanları, kısa vadeli volatiliteye rağmen altının orta vadede enflasyona ve jeopolitik risklere karşı en güçlü kalkanlardan biri olmaya devam edeceği değerlendirmesinde bulunuyor.







