Altın ve gümüş fiyatları, geçen yılın sonbahar aylarından itibaren sergiledikleri tarihi yükseliş grafiğinin ardından, Orta Doğu eksenli jeopolitik gelişmeler ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) para politikası kararlarıyla birlikte haziran ayı öncesinde sert bir dalgalanma sürecine girdi.
Küresel piyasalarda geçen yıl ekim ayında 3 bin 865 dolar seviyesinden başlayan ve ocak ayında ilk kez 5 bin dolar barajını aşarak rekor tazeleyen altın son dönemde çift haneli geri çekilmelerle karşı karşıya kaldı. Gümüş fiyatları da aynı dönemde ons başına 47 dolardan 116 dolara kadar tırmandıktan sonra benzer bir düzeltme hareketiyle karşılaştı. Güncel piyasa verilerine göre kıymetli metaller, ocak ayında test edilen zirvelerin oldukça gerisinde işlem görmeyi sürdürüyor.
Altın piyasasını etkileyen makroekonomik faktörler ve haziran öngörüleri

Güvenli liman arayışındaki yatırımcıların yakından takip ettiği emtia piyasasında yaşanan düşüşlerin arkasında oldukça net küresel dinamikler yer alıyor. İran odaklı askeri ve siyasi gerilimlerin enerji maliyetlerini yukarı taşıması, fon akışlarını geleneksel güvenli limanlardan yani altın yatırımlarından kısmen uzaklaştırdı. Diğer taraftan Federal Rezerv’in enflasyonla mücadele kapsamında faiz oranlarını öngörülenden daha uzun süre yüksek tutacağına yönelik sinyaller, faiz getirisi sunmayan varlıkların cazibesini sınırlıyor.
Tahvil faizleri, mevduat sertifikaları ve yüksek getirili tasarruf hesapları, küresel fonların bir kısmı için daha çekici bir alternatif haline geldi. Ancak uzun vadeli bir perspektiften bakıldığında, kıymetli metallerin yıllık bazda yatırımcısına önemli kazanımlar sunduğu görülüyor. Son 12 aylık performanslar incelendiğinde altın fiyatlarının yüzde 36, gümüşün ise yüzde 133 oranında değer kazandığı kaydediliyor. Uzmanlar, yaşanan rekor serisinin ardından piyasada bir soğuma döneminin gerçekleşmesini kaçınılmaz bir aşama olarak değerlendiriyor.
Haziran ayı vadeli fiyatlamalara yönelik analist görüşleri ise piyasadaki mevcut belirsizlik nedeniyle farklılıklar gösteriyor. Midas Funds portföy yöneticisi Thomas Winmill, küresel mücevher üreticilerinin fiziki talebindeki mevsimsel yavaşlamaya dikkat çekerek fiyatlarda haziran ayında yüzde 0 ile yüzde 5 arasında sınırlı bir düşüş beklediğini ifade etti.
Winmill, Asya pazarındaki düğün sezonu öncesinde imalatçıların genellikle sonbahar aylarına kadar altın stoklarını yenilemediğini, söz konusu durumun yaz aylarında fiyatları baskıladığını belirtti. Ridgemont Metals kurucusu Deric Ned ise altın fiyatlarının haziran ayında 4 bin 400 dolar ile 4 bin 800 dolar bandında seyredeceğini tahmin ediyor. Ned, Hürmüz Boğazı’ndaki geçiş kısıtlamaları ve merkez bankalarının fiziki alımlarının fiyat tabanını desteklediğini vurguladı.
Nisan ayı enflasyon verilerinin yüksek gelmesi sebebiyle 2026 yılı için faiz indirimi beklentilerinin ortadan kalktığını hatırlatan analist, mevcut tablonun 1970 ve 1980’lerdeki stagflasyon dönemlerine benzediğini ve anılan makroekonomik ortamın altın fiyatları için tarihsel olarak olumlu sonuçlar doğurduğunu ekledi.
APMEX pazarlama direktörü Brett Elliott ise jeopolitik risklerin varlık korelasyonlarını değiştirdiğini, petrol fiyatlarındaki yükselişin faiz endişelerini tetikleyerek altın üzerinde volatilite yarattığını dile getirdi.
Gümüş fiyatlarında sanayi talebi ve arz açığı dengesi

Emtia piyasasının diğer önemli aktörü olan gümüş için de haziran ayına dair analist tahminleri geniş bir yelpezeye yayılıyor. Thomas Winmill, fiyatların yatay bir seyre geçmesiyle birlikte hem bireysel hem de kurumsal yatırımcıların satış yönlü pozisyon alabileceğini ve haziran döneminde yüzde 10 ile yüzde 15 civarında bir geri çekilme yaşanabileceğini öngörüyor.
Uzmanlar uzun vadeli yapısal görünümde fiyatların mevcut seviyelerini korumasının zor olduğunu savunurken, Deric Ned daha iyimser bir yaklaşım sergiliyor. Ned, gümüş fiyatlarının haziran döneminde ons başına 72 dolar ile 88 dolar arasında el değiştireceğini, baz senaryosunun ise 80 dolar ile 85 dolar aralığı olduğunu ifade etti.
Jeopolitik risklerin azalması ve ABD dolarının küresel ölçekte değer kaybetmesi durumunda fiyatların hızlıca 90 dolar seviyesine geri dönebileceğini belirten uzman, sanayi talebinin zayıflaması halinde ise 70 dolar tabanının test edilebileceğini kaydetti. Buna karşın, güneş enerjisi ve yapay zeka altyapı yatırımlarından gelen güçlü fiziki talep nedeniyle fiyatların 60 doların altına sarkmasını olası görmediğini aktardı.
Brett Elliott ise yatırım talebindeki soğumaya rağmen fiziki arz açığının devam etmesinin fiyatları zıt yönlere ittiğini vurguladı. Elliott, haziran ayında ons fiyatının 60 dolar ile 100 dolar arasında geniş bir bantta hareket edebileceğini, işlemlerin ise 70 dolar ile 90 dolar arasında yoğunlaşacağını öngörüyor.
Arz açığındaki daralmanın fiziki kıtlık gerçeğini değiştirmediğini belirten uzman, mevcut stokların geçmiş dönemlere kıyasla oldukça zayıf olduğunu hatırlattı. Yatırım uzmanları, portföy çeşitlendirmesi amacıyla emtia yatırımı yapmayı düşünen kişilerin fiziki külçe, borsa yatırım fonları (ETF) veya madencilik hisseleri gibi farklı enstrümanları değerlendirebileceğini kaydediyor.
Finansal danışmanlar, risk yönetimini sağlamak adına kıymetli metal payının toplam portföy içinde yüzde 5 ile yüzde 10 arasında sınırlandırılmasını tavsiye ediyor. Yatırım kararı almadan önce dönemsel oynaklıkların ve makroekonomik risklerin derinlemesine analiz edilmesi gerektiği önemle ifade ediliyor.








