Apple‘ın yeni amiral gemisi iPhone 17, yıllardır görülen en güçlü ürün döngülerinden birini başlatmaya hazırlanıyor. Ön siparişlerdeki artış ve uzayan teslimat süreleri, dünya çapında güçlü bir talep olduğuna işaret ederken, analistler Apple için 2026 mali yılında rekor bir sıçrama öngörüyor.
Analistlerin bu iyimserliği, dünya çapında 315 milyondan fazla iPhone’un yenilenme zamanının gelmesiyle oluşan büyük “yenileme dalgasından” kaynaklanıyor.
iPhone 17 talebi patladı: Apple analistleri iyimser

Yeni iPhone 17 serisine yönelik ilk talep işaretleri oldukça güçlü. Ön siparişlerin yıllık bazda %5-10 arasında arttığı belirtilirken, küresel teslimat sürelerinin %80 uzaması, talebin arzı aştığının bir göstergesi olarak kabul ediliyor.
Söz konusu güçlü talep, analist beklentilerine de yansıdı. JPMorgan, Apple‘ın 2026 mali yılında yaklaşık 236 milyon adet iPhone sevkiyatı yapacağını ve bunun da yaklaşık 80 milyar dolarlık bir iPhone satış geliri yaratacağını öngörüyor. Wedbush ve Evercore gibi yatırım bankaları ise Apple (AAPL) için fiyat hedeflerini sırasıyla 310 dolar ve 290 dolara çıkardı.
Hindistan üretimi stratejik bir koz haline geldi

Apple‘ın üretimini Çin dışına, özellikle Hindistan’a çeşitlendirme çabaları da meyvelerini vermeye başladı. Şirketin sadece dört ay içinde Hindistan’dan yaklaşık 7,5 milyar dolar değerinde iPhone ihraç etmesi, stratejik bir başarı olarak görülüyor.
Üretimin Hindistan’a kaydırılması, şirketin Çin‘e olan bağımlılığını azaltırken, ABD-Çin arasında yeniden tırmanan gümrük vergisi geriliminin yarattığı riskleri de hafifletiyor.
Ufuktaki tek risk artan yasal baskılar

Piyasalardaki olumlu tabloya rağmen, Apple artan yasal ve düzenleyici baskılarla karşı karşıya. Avrupa Komisyonu, Dijital Piyasalar Yasası’nı ihlal ettiği gerekçesiyle şirkete 500 milyon dolar para cezası verdi. İngiltere ve Güney Amerika’da devam eden benzer soruşturmaların ise yıllık cezaları 1 milyar dolara kadar çıkarabileceği belirtiliyor.
Ancak analistler, güçlü iPhone talebi ve hizmetler segmentindeki yüksek kâr marjları göz önüne alındığında, bu yasal risklerin şirketin genel büyüme görünümünü gölgede bırakmayacağı konusunda iyimserliğini koruyor.







