Bakır fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland merkezli ticaret gerilimini tırmandıran gümrük vergisi açıklamaları, doların küresel ölçekte zayıflaması ve Çin’in büyüme hedeflerine bağlı kalacağına dair beklentilerle birlikte yeniden yükseliş ivmesi kazandı.
Londra Metal Borsası’nda kırmızı metal, Asya işlemlerinde yüzde 1’in üzerinde değer kazanarak ton başına 12 bin 965 dolara çıktı ve son aylardaki güçlü seyrini sürdürdü.

Piyasalarda risk algısının bozulmasında Trump’ın, Almanya ve Birleşik Krallık’ın da aralarında bulunduğu bazı Avrupa ülkelerine yönelik gümrük vergisi tehdidi etkili oldu. ABD ile Avrupa arasında olası bir ticaret savaşına dair endişeler, yatırımcıları güvenli limanlara yönlendirirken, zayıflayan dolar emtia fiyatlarını destekledi.
Normal şartlarda ticaret savaşlarının sanayi talebini baskılaması beklenirken, mevcut tabloda bakır gibi temel metallerin de yukarı yönlü hareketten payını aldığı görülüyor.
Fiyatlardaki yükselişin arkasındaki en önemli dinamiklerden biri ise arz tarafındaki sıkışıklık. Küresel ölçekte maden yatırımlarının yavaşlaması, bazı büyük üretici ülkelerde yaşanan operasyonel aksaklıklar ve düşük stok seviyeleri, piyasada fiziki bakır bulunurluğunu sınırlıyor. Analistler, bu arz dengesizliğinin son beş aydır devam eden rallinin ana taşıyıcılarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Talep cephesinde ise yapay zeka yatırımlarının hızlanması öne çıkıyor. Veri merkezleri, yüksek kapasiteli kablolama altyapıları ve yenilenebilir enerji projeleri kırmızı metal tüketimini belirgin şekilde artırıyor. Elektrikli araçlar ve şebeke modernizasyonu da uzun vadeli talep görünümünü güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Bakır fiyatlarındaki yükselişin arkasında Çin’den gelen yoğun talep de var
Çin faktörü de fiyatlamalarda kritik rol oynuyor. Dünyanın en büyük bakır tüketicisi olan Çin’de hem sanayi şirketlerinin hem de yatırımcıların yoğun alımları dikkat çekiyor. Ekonomik büyümeyi destekleyici adımların süreceği beklentisi, bakıra yönelik talebi canlı tutarken, yatırımcıların geleneksel finansal varlıklardan uzaklaşıp “paranın değer kaybına karşı korunma” stratejilerine yönelmesi kazançları daha da hızlandırıyor.

Uzmanlar, kısa vadede dalgalanma riskine rağmen, arz kısıtları ve yapısal talep artışı nedeniyle bakır piyasasında yukarı yönlü eğilimin korunabileceğini belirtiyor. Ancak ticaret politikalarına ilişkin sert açıklamaların ve jeopolitik gelişmelerin volatiliteyi yüksek tutması bekleniyor.







