Borsa İstanbul‘da BIST 100 endeksi, küresel piyasalardaki jeopolitik tansiyonun düşmesi ve Orta Doğu’ya yönelik uzlaşı beklentilerinin güç kazanmasıyla yeni haftaya alıcılı bir seyirle başladı.
BIST 100, açılış seansında önceki kapanışa kıyasla 81,22 puanlık bir artış kaydederek yüzde 0,59 yükselişle 13.889,42 puana ulaştı. Cuma gününü de oldukça güçlü bir performansla geride bırakan BIST 100, haftanın son işlem gününde yüzde 4,89 değer kazanarak 13.808,20 puandan kapanış gerçekleştirmişti.
Piyasaların yeni haftaya pozitif bir ivmeyle girmesinde, küresel tedarik zinciri ve enerji koridorları açısından kritik bir öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nın yeniden tam kapasiteyle işlerlik kazanabileceğine yönelik iyimser haber akışı belirleyici oldu.
Yatırımcıların risk iştahını artıran bu gelişmelerle birlikte sektörel bazda da hareketlilik gözlendi; açılışta bankacılık endeksi yüzde 0,76, holding endeksi ise yüzde 0,65 oranında değer kazandı.

Sektör endekslerinin dağılımına bakıldığında, haftanın ilk dakikalarında en belirgin kazancı yüzde 3 artış yakalayan ulaştırma sektörü elde ederken, enerji fiyatlarındaki geri çekilmenin etkisiyle en çok gerileyen alan yüzde 0,77 kayıpla kimya, petrol ve plastik sektörü oldu.
Küresel hisse senedi piyasaları, ABD ile İran arasında uzun süredir devam eden diplomatik krizin aşılmasına ve tarafların bir uzlaşı zeminine yaklaşmasına odaklanmış durumda. Washington ve Tahran yönetimlerinden gelen yapıcı açıklamalarla hafta pozitif bir görünümle başlarken, bugün ABD ve İngiltere başta olmak üzere bazı gelişmiş ülke borsalarının resmi tatil nedeniyle işleme kapalı olması, yurt dışı işlem hacimlerinin sınırlı kalmasına yol açıyor.
Analistler, bu iki önemli finans merkezinin kapalı olduğu günde jeopolitik haber akışının fiyatlamalar üzerindeki ağırlığının devam edebileceğini ifade ediyor.

BIST 100 endeksi küresel enerji ve diplomasi trafiğini izliyor
Uluslararası piyasalardaki iyimser dalganın arkasında, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile yürütülen diplomatik müzakerelere ilişkin yaptığı son değerlendirmeler yer alıyor. Trump, Tahran ile görüşmelerin düzenli ve yapıcı bir çerçevede ilerlediğini dile getirirken, iyi bir anlaşmaya varmak adına aceleci davranmayacaklarına dikkat çekti. Bu açıklama, uluslararası kamuoyunda tarafların masadan somut bir anlaşmayla kalkabileceği yönündeki tahminleri destekledi.
Beyaz Saray tarafından yapılan resmi bilgilendirmede de tarafların olası bir mutabakat için “iyi bir noktada” bulunulduğu, ancak sürecin netleşmesinin birkaç gün alabileceği vurgulandı. Amerika Birleşik Devletleri basınında, özellikle New York Times gazetesinde yer alan ve tarafların Hürmüz Boğazı’nın yeniden uluslararası ticarete tam olarak açılması konusunda el sıkıştığını öne süren haberler, küresel piyasalardaki rahatlama dalgasını doğrudan besleyen en önemli unsurlardan biri haline geldi.

Diplomatik kaynaklardan edinilen bu bilgiler, bölgedeki deniz ticareti ablukasının kalkacağına ve küresel petrol arzının kesintisiz şekilde sürdürüleceğine yönelik senaryoları ön plana çıkarıyor. Jeopolitik risk algısındaki bu yumuşama, ham petrol fiyatlarında sert bir geri çekilmeyi beraberinde getirirken, hisse senedi piyasalarına ise sermaye girişini hızlandırdı.
Yurt içi piyasalarda ise yatırımcılar makroekonomik veri takvimine odaklanmış durumda. Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanacak olan mayıs ayı ekonomik güven endeksi verisi, yurt içi yerleşiklerin iktisadi faaliyetlere ve geleceğe yönelik beklentilerine ayna tutması açısından yakından izlenecek. Yurt dışında ise veri gündeminin sakin olması sebebiyle iç piyasadaki teknik seviyelerin önemi artıyor.
Finansal analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksi için yukarı yönlü hareketlerde 13.900 ve 14.000 puan seviyelerinin direnç konumu taşıdığını, olası kar satışlarında ise 13.700 ve 13.600 puan seviyelerinin destek olarak görev yapabileceğini kaydediyor.
Küresel piyasaların odağında jeopolitik gelişmeler ve piyasa beklentisi var
Gelecek döneme ilişkin projeksiyonlar incelendiğinde, borsa endekslerinin yönü üzerinde sadece yerel dinamiklerin değil, küresel ölçekteki makro-politik kararların da ağırlıklı bir rol oynamaya devam edeceği görülüyor. Özellikle ABD ve İran arasındaki 60 günlük geçici ateşkes ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerji sevkiyatının güvenceye alınması senaryosu, küresel enflasyon baskılarını hafifletebilecek bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Petrol fiyatlarındaki sert düşüş eğiliminin sürmesi, başta gelişmekte olan ülkeler olmak üzere küresel ekonomide maliyet enflasyonunu sınırlayarak merkez bankalarının para politikası adımlarında ellerini rahatlatabilir. Yatırımcıların güvenli limanlardan riskli varlıklara geçiş eğilimi göstermesi, Borsa İstanbul gibi gelişmekte olan piyasalara yönelik yabancı fon akışını da orta vadede pozitif yönde etkileyebilir.
Finansal kurumların yayımladığı strateji raporlarında, Hürmüz Boğazı’na dair resmi bir imzanın atılması durumunda borsalarda kalıcı bir yükseliş trendinin desteklenebileceği, ancak müzakerelerde yaşanabilecek olası bir tıkanmanın volatiliteyi yeniden artırabileceği aktarılıyor. Kısa vadeli piyasa beklentisi ise küresel ticaret hacminin seyri ve yurt içindeki ekonomik reform adımlarının koordinasyonuna bağlı olarak şekillenmeyi sürdürecek.







