Borsa İstanbul‘da BIST 100 endeksi, küresel piyasalardaki yön arayışı ve yurt içinde açıklanacak kritik veriler öncesinde güne yüzde 0,45 artışla 14.846,74 puan seviyesinden başladı. Dün satış ağırlıklı bir seyir izleyerek günü yüzde 2,34 değer kaybıyla 14.779,93 puandan tamamlayan BIST 100, yeni günün açılışında önceki kapanışa göre 66,82 puanlık bir toparlanma kaydetti.
Açılış seansında özellikle bankacılık endeksinin yüzde 0,91 ve holding endeksinin yüzde 0,50 değer kazanması, piyasadaki pozitif ivmeyi destekleyen ana unsurlar olarak öne çıktı. BIST 100’e sektör bazlı bakıldığında madencilik sektörü yüzde 1,42 ile en çok kazandıran kalem olurken, finansal kiralama ve faktoring sektörü yüzde 1,65’lik düşüşle negatif ayrışan tek alan oldu.
Küresel piyasalarda jeopolitik belirsizliklerin makroekonomik veriler üzerindeki baskısı hissedilmeye devam ediyor. ABD ve İran arasındaki ateşkes sürecine ilişkin belirsizliklerin sürmesi ve ABD’de hızlanan enflasyon verilerinin Orta Doğu kaynaklı gerilimin ekonomik maliyetlerini somutlaştırması, yatırımcıların temkinli hareket etmesine yol açıyor. Petrol fiyatlarında jeopolitik risklerle görülen yukarı yönlü hareketler, küresel enflasyonist endişeleri canlı tutarken makroekonomik görünüme dair risk unsurlarını artırıyor.

Diğer taraftan, ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında gerçekleşmesi beklenen görüşmede İran meselesine dair olumlu bir sonuç çıkabileceğine yönelik beklentiler, risk iştahını bir nebze olsun destekleyerek küresel piyasalarda tam bir kırılmanın önüne geçiyor.
Cari işlemler dengesi ve makro ekonomik veri takvimi
Yurt içi piyasaların odağında bugün açıklanacak olan cari işlemler dengesi istatistikleri bulunuyor. Ekonomistler, cari işlemler hesabının Mart döneminde 9 milyar 529,2 milyon dolar açık vermesini beklerken, 2026 yılının tamamı için öngörülen açık miktarı 51 milyar 890 milyon dolar seviyesinde yoğunlaşıyor. Cari açık verisinin, döviz likiditesi ve Merkez Bankası rezervleri üzerindeki doğrudan etkileri nedeniyle Borsa İstanbul üzerindeki volatiliteyi artırma potansiyeli bulunuyor.

Yurt dışı veri takviminde ise ABD’den gelecek olan Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) verisi, enflasyonun üretim ayağındaki seyrini anlamak açısından kritik önem taşıyor.
Euro Bölgesi’nde açıklanacak olan Gayri Safi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ve sanayi üretimi verileri de küresel büyüme dinamiklerinin sorgulandığı bu dönemde yakından takip edilecek. Analistler, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.900 ve 15.000 puan seviyelerinin direnç konumunda olduğunu, aşağı yönlü hareketlerde ise 14.700 ve 14.600 puan seviyelerinin destek olarak izleneceğini kaydediyor.
Jeopolitik risklerin piyasa beklentileri üzerindeki etkisi
Piyasa profesyonelleri, mevcut fiyatlamaların hem yerel makro veriler hem de sınır ötesindeki diplomatik trafikle şekillendiğini vurguluyor. Enerji maliyetlerini doğrudan etkileyen Orta Doğu merkezli gerilimlerin, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ülkeler için cari işlemler dengesi üzerinde ek bir yük oluşturma ihtimali piyasaların temel kaygı noktasını oluşturuyor.

Gelecek dönemde, küresel ticaret savaşları ve bölgesel çatışmaların dozajı, BIST 100 endeksinin 15.000 puan üzerindeki kalıcılığını belirleyecek ana faktör olacak. Yatırımcılar, bir yandan dezenflasyon sürecinin başarısını gözlemlerken diğer yandan jeopolitik haber akışının yaratacağı volatiliteye karşı korumacı pozisyonlarını sürdürmeyi tercih ediyor. Kısa vadeli projeksiyonlarda, küresel liderler arasındaki görüşmelerden çıkacak diplomatik sonuçlar, ekonomik durgunluk endişelerinin yatışması açısından en belirleyici katalizör olarak değerlendiriliyor.







