Dünyanın en büyük kripto parası olan Bitcoin, son 121 gün içinde 1 trilyon dolardan fazla değer kaybederek küresel piyasalar üzerinde önemli bir baskı oluşturdu. Ekim ayı başındaki zirve seviyesine oranla yaklaşık yüzde 50 oranında değer kaybeden Bitcoin, Perşembe günü Ekim 2024’ten bu yana ilk kez 65.000 dolar sınırının altına geriledi.
Bu sert geri çekilme, teknoloji hisselerindeki satış baskısı ve ABD dolarındaki volatilite ile birleşerek yatırımcıların risk iştahında belirgin bir azalmaya yol açtı.
Bitcoin fiyatlarındaki bu gerileme, finansal piyasalarda daha önce “yen carry trade” işlemlerinin çözülmesiyle kıyaslanan bir belirsizlik dalgası yarattı. Japonya’daki düşük faizli borçlanma mekanizmalarının aksine, kripto varlıklardaki bu çözülme doğrudan spekülatif talebin kırılmasıyla ilişkilendiriliyor.
Montis Financial Baş Yatırım Sorumlusu Dennis Follmer, piyasaları taşıyan geniş çaplı talebin çatlamaya başladığını belirterek, kripto paraların işlevselliğinin sorgulandığı bir döneme girildiğini ifade etti. Follmer ayrıca, piyasadaki korku seviyesini ölçen VIX volatilite endeksinin son beş günde yüzde 25’ten fazla yükseldiğine dikkat çekerek “acı verici” sürecin devam edebileceği uyarısında bulundu.

Bitcoin çöküşü ve teknoloji hisseleri üzerindeki baskı
Dijital varlıklardaki değer kaybı sadece Bitcoin ile sınırlı kalmadı; geniş kripto para piyasasında toplam 700 milyar dolarlık bir sermaye daha silindi. Bu durum, özellikle Nasdaq endeksi ve yazılım hisseleri üzerinde doğrudan bir baskı unsuru haline geldi.
Nasdaq son bir ayda yüzde 3,8’den fazla değer kaybederken, S&P 500 endeksinin piyasa değerinin önemli bir kısmını oluşturan dev teknoloji şirketlerinde de yıl başından bu yana yüzde 4,8’lik bir gerileme kaydedildi. Uzmanlar, Bitcoin’in rekor seviyesinden kısa süre sonra Nasdaq’ın zirve yapmasına atıfta bulunarak, iki varlık sınıfı arasındaki korelasyonun arttığını vurguluyor.

Siyasi tarafta ise ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, olası bir müdahale beklentilerine set çekti. Bessent, Bitcoin için bir “kurtarma paketi” ihtimaline dair yaptığı açıklamada, Finansal İstikrar Gözetim Konseyi (FSOC) başkanı olarak böyle bir yetkisinin bulunmadığını kesin bir dille ifade etti. Nobel ödüllü iktisatçı Paul Krugman ise konuyu daha yapısal bir zeminde değerlendirerek, Bitcoin’in hem bir değer koruma aracı hem de altına alternatif olma özelliğini kaybettiğini savundu.
Krugman’a göre, kripto varlıkların siyasi bir araca dönüşmesi ve beklenen dostane politikaların hayata geçirilmesine dair şüpheler, bu çöküşün temel taşlarını oluşturuyor.
Piyasalarda risk algısı ve gelecek beklentileri
Bitcoin’in son 24 saat içinde yüzde 14 oranında değer kaybederek 62.943 dolar seviyelerine çekilmesi, piyasa analistlerini iki farklı kutba ayırmış durumda. Bir kesim bu düşüşü geçici bir düzeltme olarak görse de, Pivotus Partners Baş Piyasa Stratejisti Richard Farr gibi isimler, matematiksel modellerin Bitcoin için “sıfır” değerini işaret ettiğini ileri sürerek daha karamsar bir tablo çiziyor.

Mevcut görünüm, yatırımcıların 2022 yılından bu yana en sert risk sınavından geçtiğini ve teknoloji odaklı büyüme stratejilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde, dijital varlıklardaki bu likidite kaybının reel ekonomi ve geleneksel borsa endeksleri üzerindeki bulaşıcılık etkisi en kritik takip noktası olacak.







