Bitcoin, Orta Doğu’da devam eden İran merkezli çatışmaların yarattığı piyasa tedirginliğine rağmen Salı günü 74 bin dolar seviyelerinde işlem görerek dikkat çekici bir dayanıklılık sergiledi. Stratejistler, kripto para biriminin küresel risklere karşı gösterdiği bu direncin, geleneksel yatırım araçlarından ayrıştığına vurgu yapıyor.
Bernstein Analisti Gautam Chhugani, Pazartesi günü yayımladığı notta, Bitcoin ve kripto varlık piyasalarının Orta Doğu’daki çatışmalar karşısında oldukça dirençli göründüğünü, hatta altın ve hisse senedi endekslerinden daha iyi bir performans ortaya koyduğunu kaydetti.
Veriler, 28 Şubat’ta patlak veren İran savaşı sürecinden bu yana dünyanın en büyük dijital varlığının yüzde 10 oranında değer kazandığını gösteriyor. Aynı dönemde ABD’nin gösterge endeksi S&P 500 yüzde 2 oranında gerilerken, geleneksel güvenli liman olarak kabul edilen altın fiyatları yaklaşık yüzde 4 değer kaybetti.

Bu tablo, dijital varlıkların modern portföylerdeki rolünün yeniden tartışılmasına neden oluyor. Çatışmaların ilk aşamasında 63 bin dolar seviyesine kadar gerileyen Bitcoin, bu noktadan hızla toparlanarak Salı sabahı erken saatlerde 75 bin doları aşmayı başardı ve Şubat ayı başından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Kurumsal fon akışları ve yeni mülkiyet yapısı piyasayı destekliyor
Stratejistler, bu direncin arkasındaki temel itici gücün, son üç haftada 2,1 milyar dolara ulaşan borsa yatırım fonu (ETF) girişleri olduğunu belirtiyor. Varlık yöneticileri, emeklilik fonları ve devlet varlık fonları gibi kurumsal yapıların kripto varlıklara yaptığı tahsislerin artması, piyasada güçlü bir destek mekanizması oluşturmuş durumda.
Buna ek olarak, dijital varlık hazinesi devi Strategy (MSTR) şirketinin alımlarına devam etmesi piyasa güvenini tazeledi. Şirketin yıl başından bu yana ortalama 85 bin dolar maliyetle 66 bin 231 adet yeni token alması, kurumsal taraftaki iştahın sürdüğünü kanıtlıyor.

Analist Chhugani, kurumsal hazine modelleri ve ETF’lerin birleşiminin Bitcoin’in mülkiyet yapısını kökten değiştirdiğini ve çok daha dayanıklı bir sermaye tabanı oluşturduğunu ifade etti.
Bireysel yatırımcıların son aylarda yaşanan dalgalanmalarda “panik satışı” yaptığını kaydeden analist, buna karşın uzun vadeli yatırımcıların pozisyonlarını korumaya devam ettiğine dikkat çekti. Ancak Fundstrat Dijital Varlıklar Başkanı Sean Farrell, jeopolitik gerilimlerin emtia akışlarını etkilemeye devam ettiğini ve Hürmüz Boğazı’ndaki sınırlı hareketliliğin petrol fiyatlarını yukarı çekerek yeni bir volatilite dalgası yaratabileceği uyarısında bulundu.
Bitcoin ve kripto piyasasında kış koşulları ve makroekonomik beklentiler
Bitcoin ve genel kripto para piyasası, Ekim ayında ulaşılan 126 bin dolarlık rekor seviyelerden yaşanan sert satışlardan bu yana “kripto kışı” olarak adlandırılan düşük seyirli bir dönemden geçiyor.
Mevcut toparlanmaya rağmen, makroekonomik görünümdeki belirsizlikler risk iştahını baskılamaya devam ediyor. Sean Farrell, faiz indirimi beklentilerinin ileri tarihlere itildiğini ve yaklaşan Fed toplantısından piyasaları rahatlatacak güvercin bir sürpriz çıkma olasılığının düşük olduğunu değerlendirmesinde bulundu.

Yüksek seyreden petrol fiyatları ve enflasyonist baskılar, merkez bankalarının para politikasındaki katı duruşunu beklenenden daha uzun süre korumasına neden olabilir.
Özetle, Bitcoin’in jeopolitik kriz anlarında gösterdiği performans, dijital varlığın “dijital altın” niteliğine dair tartışmaları alevlendirirken, yatırımcıların gözü Fed’in faiz patikasına ve Orta Doğu’daki enerji arz güvenliğine çevrilmiş durumda.
Kurumsal sermayenin piyasadaki ağırlığının artması, Bitcoin’in geçmişteki spekülatif hareketlerden daha farklı bir olgunluk evresine girdiğine işaret etse de, makroekonomik rüzgarların kısa vadede volatiliteyi tetikleme potansiyeli yüksek görünüyor.







