Küresel piyasalarda Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimler ve enerji arzına dair artan endişeler fiyatlamalar üzerinde baskı yaratırken, Borsa İstanbul haftanın son işlem gününe satıcılı bir seyirle başladı.
Borsa İstanbul’da dün alış ağırlıklı ve nispeten iyimser bir tablo çizen BIST 100 endeksi, perşembe gününü yüzde 0,19 değer kazancıyla 13.200,38 puan seviyesinden tamamlamıştı. Ancak haftanın kapanış gününde artan jeopolitik risk algısı, endeksin açılış yönünü negatife çevirdi.
BIST 100 endeksi, cuma gününe önceki kapanışa göre 32,79 puan ve yüzde 0,25 oranında bir azalış kaydederek 13.253,33 puandan başlangıç yaptı.
Borsada sektörel ayrışmalar ve açılış rakamları

Açılış seansında yatırımcıların sektörel bazda farklılaşan tepkileri dikkat çekti. Piyasaların lokomotifi konumundaki bankacılık endeksi güne zayıf bir başlangıç yaparken, bazı alt sektörlerde pozitif ayrışmalar görüldü. Sektörel bazdaki ilk işlemler şu şekilde kaydedildi:
- Düşüş Yaşayanlar: Bankacılık endeksi açılışta yüzde 0,65 oranında değer kaybederek ana endeksi aşağı çeken temel unsurlardan biri oldu. Sektör endeksleri arasında yatırımcısına en çok kaybettiren ise yüzde 1,09’luk gerilemeyle iletişim sektörü oldu.
- Yükseliş Gösterenler: Holding endeksi, genele yayılan satış baskısına rağmen yüzde 0,04 oranında oldukça sınırlı bir artışla yatay pozitif bir açılış gerçekleştirdi. Günün ilk işlemlerinde en çok kazandıran taraf ise yüzde 0,51’lik primle spor endeksi olarak kayıtlara geçti.
Küresel piyasalarda Orta Doğu ve petrol baskısı

Yurt içi piyasalardaki bu satıcılı ve temkinli seyrin temelinde, küresel arenada devam eden askeri krizler yatıyor. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran hattındaki sıcak çatışmaların kısa sürede diplomatik bir çözüme kavuşacağına dair umutların zayıflaması, uluslararası yatırımcıların riskli varlıklardan kaçışını hızlandırıyor.
Bölgedeki jeopolitik gerginliklerin etkisiyle İran’ın küresel enerji arzını daha da kısıtlayabileceğine dair endişeler piyasalarda ön plana çıkıyor. Özellikle İran’ın kritik bir enerji koridoru olan Hürmüz Boğazı’nı kapalı tutacağına yönelik açıklamaları, risk algısının çok yüksek kalmasına yol açıyor. Enerji arzına yönelik bu somut tehditlerin petrol fiyatlarını sürekli yukarı çekmesi, yükselen maliyetlerin enflasyonu yeniden körükleyeceği beklentisiyle küresel borsalar üzerindeki satış baskısını doğrudan artırıyor. Piyasalar, çatışmanın potansiyel süresini ve küresel ekonomiye olası hasarını yeniden fiyatlarken, yatırımcıların hisse senedi piyasalarındaki defansif duruşu bir süre daha devam edecek gibi görünüyor.








