Çin‘in yapay zeka alanındaki hızlı ilerleyişi, ABD’nin bu stratejik pazardaki mutlak hakimiyetini sarsmaya başlarken, analistler küresel ölçekte yeni bir “teknoloji şoku” yaşandığı konusunda kritik uyarılarda bulunuyor.
TS Lombard’ın baş Çin ekonomisti ve Asya araştırma müdürü Rory Green, CNBC’ye yaptığı değerlendirmede, ABD’nin teknoloji ve yapay zeka üzerindeki “algılanan tekelinin” Çin tarafından kırıldığını ifade etti.
Green, bu sürecin sadece bir başlangıç olduğunu belirterek, Çin’in DeepSeek ve elektrikli araçlar gibi sektörlerde değer zincirini hızla yukarı taşıdığını vurguladı. Tarihte ilk kez bir gelişmekte olan ülke ekonomisinin bilim ve teknolojinin en ön safında yer aldığını kaydeden Green, Çin’in gelişmiş teknoloji ile düşük üretim maliyetlerini devasa tedarik zinciriyle birleştirdiğine dikkat çekti.

Yapay zeka yarışında Huawei ve enerji avantajı
Pekin yönetimi, geçtiğimiz yıl sessizce 60,06 milyar yuan (yaklaşık 8,69 milyar dolar) tutarında bir ulusal yapay zeka fonu başlatarak “AI+” girişimiyle teknolojiyi ekonominin tüm hücrelerine entegre etme kararı aldı.
Çin, özellikle yerli üretim çiplerle desteklenen yüksek düzeyde gelişmiş modeller geliştirerek ABD ile arasındaki mesafeyi hızla kapatıyor. ABD’li çip devi Nvidia, yapay zeka modellerinin eğitimi için altın standart olarak kabul edilse de Huawei, daha yüksek hacimli çip sevkiyatı ve düşük maliyetli enerji kaynaklarını kullanarak bu farkı daraltıyor.

Google DeepMind CEO’su Demis Hassabis de Çin’in yapay zeka modellerinin Batılı rakiplerinin sadece “birkaç ay” gerisinde olabileceğini belirterek, Çin’in kapasitesinin tahmin edilenden çok daha hızlı geliştiğini ifade etti.
Küresel teknoloji kümelenmesi ve yatırım riskleri
Çin’in düşük maliyetli teknoloji arzı, özellikle ulusal güvenlik endişesi taşımayan gelişmekte olan ekonomiler için ABD ve Avrupa menşeli yüksek maliyetli alternatiflere karşı çok daha cazip bir seçenek sunuyor. Analist Rory Green, önümüzdeki 5 ila 10 yıl içinde dünya nüfusunun büyük bir kısmının Çin teknoloji ekosistemini kullanabileceği bir senaryonun olası olduğunu değerlendiriyor.
Öte yandan ABD cephesinde Amazon, Microsoft, Meta ve Alphabet gibi teknoloji devlerinin bu yıl yapay zekaya 700 milyar dolara varan sermaye harcaması yapacağını açıklaması, piyasalarda geri dönüş (ROI) endişelerini artırdı.

Selwood Asset Management Yatırım Direktörü Karim Moussalem, ABD’nin bu yarıştan galip çıkıp çıkmayacağına dair soru işaretlerinin çoğaldığını ve harcanan devasa sermayeye rağmen anlamlı bir getiri sağlanıp sağlanamayacağının belirsizliğini koruduğunu belirtti.
Stratejik teknoloji savaşı ve gelecek beklentisi
Yapay zeka yarışı artık sadece bir yazılım rekabeti olmaktan çıkarak, çiplerden enerji maliyetlerine, tedarik zinciri kontrolünden jeopolitik ittifaklara kadar uzanan çok boyutlu bir güç mücadelesine dönüşmüş durumda.

Çin’in devlet destekli fonları ve “teknoloji odaklı” yönetim anlayışı, ülkeyi sadece bir üretici değil, aynı zamanda bir standart belirleyici konumuna taşıyor. ABD merkezli teknoloji devlerinin piyasa değerlerinde yaşanan dalgalanmalar ve yazılım sektöründeki satış baskısı, yatırımcıların “ABD istisnacılığına” olan güveninin sarsıldığını gösteriyor.
Gelecek dönemde, Çin’in özellikle gelişmekte olan piyasalarda kuracağı teknolojik hakimiyetin, küresel ekonomik dengeleri ve veri güvenliği mimarisini kökten değiştirmesi bekleniyor.







