Doğal gaz piyasasında milyonlarca aboneyi yakından ilgilendiren yeni bir fiyatlandırma mekanizması hayata geçiyor. Enerji yönetimi, uzun süredir gündemde olan ve tüketim miktarına göre fiyatlandırmayı esas alan doğal gazda kademeli tarife modeline geçiş için hazırlıklarını hızlandırdı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, sübvansiyonların daha etkin kullanılması amacıyla şehir bazlı ortalama tüketim verilerinin dikkate alınacağını duyurdu.
Peki, hane halkı bütçesini doğrudan etkileyecek doğal gazdaki bu sistem nasıl işleyecek ve enerji arz güvenliği nasıl sağlanacak?
Ankara’nın enerji stratejisindeki bu makas değişimi, sadece faturalandırma sistemiyle sınırlı kalmıyor. Türkiye, artan enerji talebini karşılamak adına Hazar Havzası’ndaki kaynaklara erişimini derinleştiriyor. Azerbaycan ile yürütülen müzakereler sonucunda, 2040 yılına kadar uzanacak kapsamlı bir tedarik anlaşmasına varıldı.
Hazar’dan Anadolu’ya uzanan doğal gaz hattı

Bakü ile varılan mutabakat, Türkiye’nin uzun vadeli enerji arz güvenliği açısından kritik bir kilometre taşı niteliğinde. Abşeron Sahası’ndan çıkarılacak kaynağın Türkiye’ye akışını öngören anlaşma, 2029 yılında devreye girecek. Toplam hacmi 33 milyar metreküpü bulacak olan bu yeni tedarik hattı üzerinden, yıllık 2,25 milyar metreküplük akış sağlanacak.
Söz konusu anlaşma, mevcut boru hatları üzerinden sevkiyatı ve uygun maliyetli enerjiye erişimi hedefliyor. Enerji yönetimi, imzaların atılmasıyla birlikte 15 yıllık bir perspektifte arz güvenliğini tahkim etmeyi planlıyor.
Öte yandan küresel piyasalar da yakından izleniyor; Venezuela’daki siyasi çalkantıların petrol piyasalarına olası etkileri sınırlı görülürken, ülkenin devasa rezerv potansiyeli masada durmaya devam ediyor.
Derin deniz sondajı ve nükleer enerjide karar yılı

Türkiye’nin enerji portföyünü çeşitlendirme çabaları, Afrika boynuzuna kadar uzanıyor. Çağrı Bey Sondaj Gemisi, Somali açıklarında teknik açıdan oldukça zorlu bir operasyona hazırlanıyor. Deniz tabanının 3,5 kilometre altına inilecek operasyonda, toplamda 7 kilometrelik bir derinliğe ulaşılması hedefleniyor.
Nükleer enerjide ise takvim işlemeye devam ediyor. Akkuyu’da ilk elektrik üretimi için geri sayım sürerken, Sinop ve Trakya projeleri için 2026 yılı “karar yılı” olarak belirlendi.
Teknoloji transferi ve iş birliği yapılacak ülkelerin netleşeceği bu süreç, Türkiye’nin baz yük enerji kapasitesini şekillendirecek. Fiyatlandırma tarafında ise enflasyon verileriyle uyumlu, yıllık periyotlarla güncellenen bir tarife yapısı öngörülüyor.








