Orta Doğu’da İran ve ABD arasındaki gerilimin düşebileceğine dair artan umutlar, küresel piyasalarda doların savunma pozisyonuna geçmesine neden oldu. İran’ın ABD tarafından sunulan ve savaşı resmen sona erdirmeyi öngören barış teklifini incelediğini açıklaması, petrol fiyatlarındaki risk primini azaltırken dolar endeksinin (DXY) geçen haftaki 99,092 zirvesinden uzaklaşarak 97,950 seviyelerine çekilmesini sağladı.
Yatırımcılar bölgedeki diplomatik temasların enerji arzı üzerindeki etkilerini yakından takip ediyor.
İran yönetiminden çarşamba günü yapılan açıklamada, ABD’nin sunduğu taslak metnin değerlendirildiği kaydedildi. Kaynaklar, bu teklifin savaşı resmi olarak bitirmeyi hedeflediğini ancak ABD’nin İran nükleer programının askıya alınması ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılması gibi temel taleplerinin henüz netlik kazanmadığını belirtiyor.

Analistler, hayati öneme sahip olan Hürmüz Boğazı’nın nakliyeye tamamen açılmadığı bir senaryoda petrol fiyatlarının yeniden yükselişe geçebileceği konusunda uyarıda bulunuyor. Nitekim Brent petrol, sabah saatlerindeki işlemlerde yüzde 0,8’lik sınırlı bir artışla bu endişeleri fiyatlamaya başladı.
RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Helima Croft, boğazın açılması konusunda somut bir adımın henüz netleşmediğini ifade ederek, piyasaların “petrol akışının olmadığı bir ateşkes” belirsizliğine hapsolma riski taşıdığını vurguladı.
Küresel piyasalar ve merkez bankalarının hamleleri
Bölgedeki yumuşama beklentisi, petrol fiyatlarında yaşanan gecelik gerileme ile birlikte enflasyonist endişeleri de bir miktar hafifletti. Bu durum, ABD tahvil faizlerinin aşağı çekilmesine ve piyasaların ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası faiz artış risklerini daha düşük bir ihtimalle fiyatlamasına yol açtı.

Enerji ithalatına olan bağımlılığı nedeniyle petrol fiyatlarındaki düşüşten olumlu etkilenen euro, dolar karşısında yüzde 0,1 değer kazanarak 1,1757 seviyesine yükseldi. Diğer taraftan, Japon yetkililerin para birimini desteklemek amacıyla sözlü müdahale dozunu artırması ve piyasalarda oluşan doğrudan müdahale şüphesi, Japon yeninin dolar karşısında güçlenmesini sağladı.
Japonya’nın en üst düzey döviz yetkilisi Atsushi Mimura’nın ülkenin müdahale konusunda bir kısıtlaması olmadığını açıklaması, spekülatörleri temkinli olmaya itti.
Reuters’a konuşan kaynaklar, Japon makamlarının geçtiğimiz perşembe günü yeni desteklemek için yaklaşık 35 milyar dolarlık bir satış gerçekleştirmiş olabileceğine işaret etti. Gelecek hafta ABD Hazine Bakanı Scott Bessent ile Japonya Başbakanı Sanae Takaichi arasında yapılması planlanan görüşmede, yen üzerindeki spekülatif baskıların azaltılmasının ana gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.
Piyasa beklentileri ve jeopolitik risklerin geleceği
Küresel piyasalar için kısa vadedeki en kritik gelişme, önümüzdeki 30 gün içinde müzakerelerin yeniden başlaması için imzalanması beklenen mutabakat zaptının içeriği olacak. Ancak uzmanlar, imzalanacak bir niyet mektubunun nakliye trafiğinin derhal başlaması veya petrol üretiminin hızla eski seviyelerine dönmesi anlamına gelmeyeceğini ifade ediyor.

Yatırımcılar için Hürmüz Boğazı’nın güvenliği, enerji arz güvenliği ve buna bağlı olarak enflasyon görünümü açısından belirleyici bir eşik olmaya devam edecektir. Diplomatik kanallardan gelecek olumlu haber akışı doların küresel çapta bir miktar daha zayıflamasına neden olabilirken, piyasa katılımcıları somut adımlar atılana kadar temkinli duruşunu koruyacaktır. Sonuç olarak, jeopolitik risklerin seyri önümüzdeki haftalarda hem emtia fiyatları hem de majör para birimleri üzerindeki oynaklığı belirleyen temel unsur olacak.







