Ortadoğu’da tırmanan savaşın küresel enerji arzına yönelik yarattığı riskler yatırımcıları güvenli liman arayışına yönlendirirken, ABD doları uluslararası piyasalarda değer kazandı.
Geçtiğimiz hafta Tokyo yönetiminin döviz piyasasına yaptığı tahmin edilen müdahalelerin ardından Japon yeni salı günü yatay bir seyir izledi. Basra Körfezi’nde ABD ve İran arasında yaşanan karşılıklı saldırılar, piyasalardaki kırılgan ateşkes umutlarını zayıflatırken risk iştahını baskılamaya devam ediyor.
Petrol arzının beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, varil başına 100 $’ın üzerinde seyreden petrol fiyatları üzerinden küresel enflasyon endişelerini canlı tutuyor.

Petrol yükseliyor, dolar güçleniyor
Ortadoğu’daki çatışmaların petrol fiyatları üzerindeki etkisi, küresel piyasalarda güvenli liman talebini destekleyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Brent petrolün varil fiyatı, pazartesi günü kaydedilen yüzde 6’lık yükselişin ardından salı günü erken işlemlerde 113,8 $ seviyesinde dengelendi.
Bu jeopolitik risklerin gölgesinde $ endeksi, altı önemli para birimi karşısında pazartesi günü elde ettiği yüzde 0,3’lük kazancı koruyarak 98,452 seviyesinde sabitlendi. Euro 1,1693 dolardan işlem görürken, sterlin 1,353 dolar seviyelerinde seyretti.
ATFX Global Kıdemli Piyasa Stratejisti Nick Twidale, piyasalarda net bir riskten kaçış eğilimi gözlemlendiğini ancak çatışmaların tam ölçekli bir savaşa evrilmesi durumunda çok daha sert hareketlerin yaşanabileceğini vurguladı.

Avustralya doları ise, Avustralya Merkez Bankası’nın (RBA) bugün açıklayacağı faiz kararı öncesinde 0,7168 dolar seviyesinde sakin bir seyir izliyor. RBA’nın enflasyonla mücadele kapsamında üst üste üçüncü kez faiz artışına gitmesi beklenirken, yatırımcılar bankanın gelecek dönem projeksiyonlarına odaklanmış durumda.
Avustralya’da enflasyonun 2025 ortasından bu yana yüzde 2-3 hedef aralığının üzerinde seyretmesi, şubat ayından itibaren başlayan sıkılaşma döngüsünü destekliyor.
Öte yandan, Japon yeni 157,22 seviyesinde işlem görerek son iki ayın en güçlü seviyelerine yakın kalmaya devam ediyor. Reuters’ın kaynaklarına dayandırdığı verilere göre, Japon yetkililerin yenin sert değer kaybını durdurmak için piyasaya yaklaşık 35 milyar dolarlık bir müdahalede bulunduğu tahmin ediliyor.
Analistler, Japonya ve diğer gelişmiş ekonomiler arasındaki faiz farkı kapanmadığı sürece bu müdahalelerin kalıcı bir trend dönüşü yaratmakta zorlanabileceğini ifade ediyor.
Jeopolitik risklerin ekonomik görünüm üzerindeki etkisi
Ortadoğu’daki gerilimin petrol fiyatlarını yüksek tutmaya devam etmesi, enerji ithalatçısı konumundaki Japonya gibi ülkelerin para birimleri üzerinde ek baskı oluşturuyor.
ING Asya-Pasifik Araştırma Müdürü Deepali Bhargava, piyasadaki müdahalelerin yalnızca kısa vadeli bir ticaret aralığı belirlediğini, ancak yen üzerindeki temel baskıların sürdüğünü belirtti. Saxo Yatırım Stratejisti Charu Chanana ise 160 seviyesinin siyasi açıdan hassas bir eşik olduğuna dikkat çekerek, bu seviyenin üzerindeki kalıcı kırılmaların önlenmesi için yetkililerin teyakkuzda kalacağını kaydetti.

Piyasalar, çatışmaların Hürmüz Boğazı gibi kritik lojistik hatları üzerindeki baskısı devam ettiği sürece doların güvenli liman statüsünü korumasını, yenin ise petrol fiyatlarındaki volatiliteye duyarlı kalmasını bekliyor.
Sonuç olarak, bölgedeki askeri hareketliliğin boyutu ve süresi, küresel enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının faiz patikalarını belirleyen temel değişken olmaya devam edecek.







