New York borsasında perşembe günü kapanış zili çalarken, teknoloji ve sanayi hisseleri arasındaki makasın iyice açıldığı gözlemlendi. Dow Jones Sanayi Endeksi günü 287,38 puanlık bir artışla %0,59 oranında yükselerek 49.283,46 seviyesinden tamamlarken; S&P 500 endeksi 0,53 puanlık sınırlı bir primle 6.921,46 puanda yatay bir kapanış gerçekleştirdi.
Teknoloji dünyasının dev isimlerindeki satış baskısının etkisiyle Nasdaq endeksi ise 104,26 puan ve yüzde 0,44 oranında düşüşle 23.480,02 seviyesine geriledi. Yatırımcıların cuma günü açıklanacak kritik istihdam verileri öncesinde teknoloji ağırlıklı pozisyonlarını azaltıp sanayi ve savunma odaklı kağıtlara yönelmesi, Dow Jones performansını rakiplerinden pozitif ayrıştıran ana unsur oldu.

Anayasal yetki tartışmalarının gölgesinde, Dow Jones bileşenleri arasında yer alan savunma sanayisi müteahhitleri, Beyaz Saray’dan gelen devasa bütçe müjdesiyle yatırımcıların gözdesi haline geldi. Donald Trump’ın askeri harcamaları artırarak yıllık trilyon dolara çıkarma önerisi, borsa koridorlarında güçlü bir rüzgar estirdi. Söz konusu jeopolitik ve ekonomik hamleler, teknoloji sektöründeki yorgunluğun aksine sanayi tarafında güçlü bir toparlanma emaresi olarak fiyatlanmaya devam ediyor.
Trump’ın 1,5 trilyon dolarlık savunma hamlesi

Başkan Donald Trump’ın askeri bütçeyi 2027 yılına kadar trilyon dolara taşıma niyetini beyan etmesi, savunma hisselerinde küresel çapta bir sıçramaya neden oldu. Northrop Grumman (NOC) ve Lockheed Martin (LMT) gibi devlerin hisseleri, perşembe günü işlem saatlerinde ‘e varan artışlar kaydederek Dow Jones endeksinin yükselişine öncülük etti. Çarşamba günü yaşanan sert darbenin ardından gelen ani yükseliş, yatırımcıların devasa bütçe vaadine odaklandığını kanıtladı.
Savunma sektöründeki iyimserlik, sadece Amerikan borsalarıyla sınırlı kalmayıp Avrupa ve Asya piyasalarına da yayıldı. Bernstein analisti Douglas Harned, harcama yönünün artık çok daha net ve yüksek olduğunu vurgularken, şirketler üzerindeki denetimlerin de eş zamanlı olarak sıkılaşacağını belirtti. Gabelli Commercial Aerospace and Defense ETF Portföy Yöneticisi Tony Bancroft, dünyanın giderek tehlikeli bir yer haline gelmesinin harcamaları zorunlu kıldığını ifade etti.
İstihdam piyasasında cuma öncesi temkinli bekleyiş

Küresel piyasalar, cuma sabahı açıklanacak olan aralık ayı istihdam raporuna kilitlenmiş durumda. Challenger, Gray & Christmas tarafından paylaşılan veriler, istihdam piyasası için 2025 yılının oldukça kasvetli geçtiğini ancak aralık ayındaki planlanan işten çıkarmaların yılın en düşük seviyesine gerilemesinin olumlu bir işaret olduğunu ortaya koydu. Aralık ayında duyurulan kişilik işten çıkarma planı, kasım ayına göre ’lik bir düşüşe işaret ederek piyasalarda bir miktar rahatlama sağladı.
Gerçekleşen iyileşmeye rağmen, 2025 yılının tamamında 1,2 milyon kişinin işten çıkarılmış olması, istihdam piyasası üzerindeki baskının sürdüğünü kanıtlıyor. Challenger, Gray & Christmas İş Yeri Uzmanı Andy Challenger, teknoloji sektörünün yapay zekaya olan yönelimi ve geçtiğimiz on yıldaki aşırı istihdamın kayıpları tetiklediğini belirtti. Yatırımcılar, cuma günü yayımlanacak resmi tarım dışı istihdam raporunun Federal Rezerv’in faiz politikaları üzerindeki belirleyici etkisini beklemeyi sürdürüyor.
Stephen Miran’ın faiz indirimi projeksiyonu

Federal Rezerv’in gelecekteki adımlarına dair açıklamalar, Dow Jones yatırımcıları için yol gösterici bir pusula görevi görüyor. Görev süresi ocak ayı sonunda dolacak olan Federal Rezerv Yöneticisi Stephen Miran, perşembe günü yaptığı değerlendirmede ABD istihdam piyasası üzerindeki kısıtlayıcı politikaların gevşetilmesi gerektiğini savundu. Miran, ekonomiyi canlandırmak ve tam istihdam hedefine ulaşmak adına bu yıl toplam baz puanlık bir faiz indirimi beklediğini ilan etti.
Enflasyonun Fed’in ’lik hedefine yakın seyrettiğini belirten Miran, faizlerin kademeli olarak %2 ile %2,5 bandına çekilmesi gerektiğini vurguladı. Dow Jones içerisindeki sanayi şirketlerinin borçlanma maliyetlerini doğrudan etkileyecek olan projeksiyon, piyasada faizlerin düşeceği beklentisini güçlendiriyor. Stephen Miran’ın agresif gevşeme çağrısı, yatırımcıların teknoloji hisselerinden çıkıp döngüsel sektörlere yönelmesini destekleyen ana unsurlar arasında yer alıyor.
Jonathan Krinsky büyük rotasyonun ayak seslerini duyurdu

Piyasadaki teknik eğilimleri analiz eden uzmanlar, Dow Jones ve diğer endeksler arasındaki keskin ayrışmanın tesadüf olmadığını belirtiyor. BTIG Baş Piyasa Teknisyeni Jonathan Krinsky, yeni yıla hızlı bir faktör ve sektör rotasyonu ile girildiğini ifade ederek, küçük sermayeli şirketlerin teknoloji devlerine karşı belirgin bir üstünlük sağladığını yazdı. Krinsky, yatırımcıların parayı “Magnificent 7” dışındaki şirketlere akıttığını vurguladı.
Mevsimsel etkilerin de bu hareketi desteklediğini belirten Krinsky, ocak ayı başından şubat ortasına kadar olan dönemin sanayi hisseleri için güçlü olduğunu hatırlattı. Dow Jones Market Data verilerine göre, 1987’den bu yana Russell 2000 ve benzeri endekslerin bu dönemde ortalama kazanç sağladığı biliniyor. Analizler, portföylerin teknoloji odaklı büyüme kağıtlarından, daha sağlam temellere dayanan sanayi kağıtlarına kaymaya devam edeceğini gösteriyor.
Enerji hisselerinde Venezuela ve jeopolitik etkisi

Wall Street’in perşembe günkü performansında enerji sektörü de başrol oyuncuları arasında yer aldı. Başkan Trump’ın Venezuela petrolü üzerindeki denetimin yıllarca sürebileceğini duyurması, enerji devlerinin hisselerinde yukarı yönlü bir ivme yarattı. Chevron, Occidental Petroleum ve ConocoPhillips gibi Dow Jones enerji bileşenleri, günü pozitif bölgede kapattı.
Petrol fiyatlarının toparlanması, özellikle enerji müteahhitleri için rahatlama sağladı. Trump’ın Venezuela’nın elde edilen gelirle sadece Amerikan ürünleri satın alacağını belirtmesi, istihdam piyasası açısından yeni fırsatlar sunuyor. Enerji sektörünün yıl başından bu yana yaklaşık değer kazanmış olması, Dow Jones endeksinin dördüncü çeyrekteki direncinin önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor.
Yüksek Mahkeme gümrük vergileri kararına odaklandı

Yatırımcıların ajandasında sadece ekonomik veriler değil, cuma günü beklenen hukuki süreçler de kritik yer tutuyor. Trump yönetimi tarafından uygulanan gümrük vergilerinin anayasaya uygunluğu konusundaki ilk yasal yanıtın cuma günü Yüksek Mahkeme tarafından verilmesi bekleniyor. Bahsi geçen kararın, dış ticaretle uğraşan sanayi devleri üzerinde doğrudan etkisi olması kaçınılmaz görünüyor.
Hukuk cephesindeki bekleyişe, Trump’ın konut piyasasına yönelik kurumsal yatırımcı kısıtlamaları ve savunma müteahhitlerine getirmek istediği yeni finansal disiplin kuralları eşlik ediyor. Kararların Kongre onayı olmadan yürürlüğe girip girmeyeceği belirsiz olsa da, Dow Jones yatırımcıları siyasi riskleri fiyatlarına yansıtmaya başladı. Cuma günü açıklanacak istihdam verisi ve mahkeme kararı, 2026 yılının ilk çeyreğindeki kalıcı yönü tayin edecek.







