Geçtiğimiz haftayı son ayların en sert satış dalgasıyla kapatan Wall Street, yeni haftaya kayıplarını telafi etme çabasıyla başladı. Dow Jones, S&P 500 ve teknoloji ağırlıklı Nasdaq endeksleri, zayıf gelen istihdam verileri ve olası yeni gümrük vergilerinin yarattığı endişe bulutlarına rağmen güne yükselişle başladı.
Peki, bu toparlanma kalıcı bir iyimserliğin işareti mi, yoksa piyasa sadece fırtına öncesi nefes mi alıyor?
Açılışta, Dow Jones Endüstriyel Ortalama Endeksi %0,6, S&P 500 %0,7 ve yükselişe öncülük eden Nasdaq Bileşik Endeksi ise yaklaşık %1 oranında değer kazandı.
Geçen hafta Dow Jones %2,9, S&P 500 %2,4 ve Nasdaq %2,2 değer kaybederek yatırımcılara zor anlar yaşatmıştı.
Geçen haftanın ağır bilançosu ve yeni riskler

Geçen haftaki satış dalgasını tetikleyen ana unsur, beklentilerin oldukça altında kalan Temmuz ayı istihdam raporuydu. Önceki aylara ait verilerin de aşağı yönlü sert şekilde revize edilmesi, ABD iş gücü piyasasının sağlığına ilişkin olumlu algıyı bir anda tersine çevirdi.
Bu durum, raporu yayınlayan Çalışma İstatistikleri Bürosu’nu (BLS) eleştiren ve kurumun başkanını görevden alan Başkan Trump ile piyasalar arasındaki siyasi gerilimi de tırmandırdı.
Üstelik halihazırda masadaki tek risk bu değil. Bu hafta tam olarak yürürlüğe girecek olan ve çok sayıda ticaret ortağına %10 ile %41 arasında değişen oranlarda ek yük getirecek gümrük vergileri, enflasyon ve şirket maliyetleri üzerindeki baskıyı artırma potansiyeli taşıyor.
Dow Jones’u ayakta tutan umut: Faiz indirimi

Tüm bu olumsuzluklara rağmen piyasaların haftaya yükselişle başlamasının ardındaki temel neden, “kötü haberin iyi haber olması” şeklinde özetlenebilecek bir beklenti. ABD ekonomisinin yavaşladığına işaret eden zayıf istihdam verileri, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) ekonomiyi desteklemek için daha agresif adımlar atacağı umudunu körükledi.
Yatırımcılar, Fed’in geçen hafta faizleri sabit tutma kararının ardından şimdi Eylül ayında bir faiz indirimi yapma olasılığını neredeyse %90 olarak fiyatlıyor. Piyasalar, ekonomik gerçeklerden ziyade merkez bankasından gelecek ucuz para beklentisine tutunarak ayakta kalmaya çalışıyor.
Bu hafta Disney gibi devlerin de aralarında bulunduğu 100’den fazla şirketin açıklayacağı bilançolar, bu kırılgan iyimserliğin ne kadar temele dayandığını test edecek en önemli sınav olacak.








