New York borsasında Dow Jones, Nasdaq ve S&P 500 vadeliler , Güney Kore merkezli teknoloji hisselerindeki sert satışların küresel piyasalara yayılması ve Hürmüz Boğazı endişeleriyle petrolün yükselmesi sonucu geriliyor. Küresel piyasalar genelinde riskten kaçış eğilimi güçlenirken, teknoloji sektörü hisseleri tüm bölgelerde aşağı yönlü bir seyir izledi.
Deutsche Bank stratejistleri yayımladıkları sabah notunda, ABD Başkanı Donald Trump’ın Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasına ihtiyaç duymadıkları yönündeki açıklamasının piyasadaki yükseliş ivmesini zayıflattığını belirtti. Enflasyon endişelerinin artması ve Hazine tahvillerine yönelik talebin zayıflaması sonucu tahvil getirileri de küresel ölçekte yükseliş kaydetti.
Güney Kore borsasında sert düşüş yaşandı
Haftanın son işlem günü Asya borsalarında keskin bir gerileme yaşanırken, Güney Kore’de KOSPI endeksi seansın erken saatlerinde kısa süreliğine 8.000 puanı aşmasına rağmen günü yüzde 6,1 kayıpla tamamladı. Yatırımcıların piyasanın en iyi performans gösteren hisselerinde kâr realizasyonuna gitmesi, düşüşün küresel yarı iletken sektörüne sıçramasına neden oldu.

Teknoloji devlerinden Samsung Electronics yüzde 8,6 değer kaybederken, SK Hynix yüzde 7,7 oranında geriledi. ABD tarafında ise bellek yongası üreticisi Micron Technology’nin hisseleri, piyasa açılış öncesi işlemlerde yüzde 2,2 oranında değer kaybetti. Asya genelindeki zayıf seyre karşın, Çin anakarasındaki hisse senetleri bölgedeki diğer piyasalara kıyasla daha dirençli bir duruş sergiledi.
Dow Jones ve küresel endeksler baskı altında
Asya’daki satış dalgasının ardından ABD hisse senedi vadeli işlemleri aşağı yönlü hareket etti. Dow Jones ve S&P 500 endeksine bağlı kontratlar yüzde 0,8 gerilerken, Nasdaq 100 vadeli işlemleri yaklaşık yüzde 1,1 değer kaybetti. Avrupa piyasalarında da zayıf bir tablo var; Almanya’da DAX endeksi yüzde 1,2 düşüş kaydederken, İngiltere’de FTSE 100 ve Fransa’da CAC 40 endeksleri yaklaşık yüzde 1 oranında geriledi.

Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq’ta son haftalarda yaşanan güçlü yükselişin ardından yatırımcı coşkusunun azaldığı görülürken, jeopolitik belirsizlikler ve artan tahvil getirileri hisse senetleri üzerindeki baskıyı artırdı. Birleşik Krallık’ta Başbakan Keir Starmer’ın, Parlamento’daki olası boşluk nedeniyle yeniden iç siyasi baskılarla karşı karşıya kalması da gündemin üst sıralarında yer aldı.
Petrol fiyatları haftalık kazanca ilerliyor
Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapalı kalması ve diplomatik çözüm çabalarının duraksamasıyla petrol fiyatları Cuma günü yaklaşık yüzde 3 yükseldi. Brent petrol vadeli fiyatları yaklaşık yüzde 2,9 artışla 108,75 dolara ulaşırken, ham petrol vadeli fiyatları yüzde 3,2 sıçrayarak 104,42 dolara yükseldi.

Fiyatlardaki son artış, Trump’ın İran’a yönelik sabrının tükendiğini belirtmesinin ardından enerji akışında uzun süreli kesinti endişelerinin tetiklenmesiyle gerçekleşti. PVM Oil Associates analisti Tamas Varga, piyasa odağının giderek talep kaybına kaydığını ancak gerginliğin tırmanması durumunda fiyatlarda sert bir sıçrama ihtimalinin dışlanamayacağını ifade etti.
Trump ve Xi zirvesinden sınırlı sonuç çıktı
ABD Başkanı Donald Trump, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile gerçekleştirdiği iki saati aşkın görüşmenin ardından Pekin’den ayrıldı. Zirve somut politika açıklamaları açısından yetersiz kalsa da, iki lider arasındaki yapıcı ton yatırımcılar tarafından dikkatle takip ediliyor.
Trump, her iki ülkenin de İran ile çatışmanın sona ermesini istediğini vurgularken, tarafların büyük ticaret anlaşmalarına vardığını iddia etti. Çinli yetkililer ise toplantının ortak bir anlayış zemini oluşturduğunu belirtti.
Tahvil getirileri küresel piyasalarda yükseldi
Enflasyon riskleri ve merkez bankası politikalarına yönelik beklentiler, devlet tahvili piyasasında satış dalgasına ve getirilerin yükselmesine yol açtı. ABD 2 yıllık Hazine tahvili faizi yüzde 4,05 seviyesinin üzerine çıkarken, 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,52’ye yaklaştı.
Japonya’da beklenenden güçlü gelen üretici fiyatları sonrası, 20 yıllık devlet tahvili faizi 1996’dan bu yana en yüksek seviyesini kaydetti. Piyasa aktörleri, haftanın geri kalanında Nisan ayı ABD sanayi üretimi verileri ile Mayıs ayı Empire State imalat anketinden gelecek sinyallere odaklanacak.







