ABD ile İran arasında sağlanan geçici barış anlaşmasının ardından, küresel enerji arzının kalbi konumundaki Hürmüz Boğazı petrol sevkiyatı ve bölgedeki petrol üretiminin eski normlarına dönmesinin aylar sürebileceği açıklandı.
Dünyanın önde gelen yatırım bankaları tarafından hazırlanan analizlerde, küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda, çatışma döneminde yaşanan aksaklıkların tamamen giderilmesinin lojistik ve güvenlik gerekçeleriyle zaman alacağı vurgulandı.
Bölgedeki gerilimin azalmasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı perşembe günü 77,16 dolar seviyelerine kadar gerilese de uzmanlar arz açığının bir süre daha masada kalabileceği uyarısında bulunuyor. İran çatışmaları sürecinde nisan ayında son dört yılın zirvesini görerek 126 dolara kadar tırmanan petrol fiyatları, sağlanan mutabakatın ardından arz daralması endişelerinin hafiflemesiyle haftalık bazda aşağı yönlü bir grafik sergiliyor.

Uluslararası bankalardan normalleşme sürecine ilişkin kritik tahminler
Küresel finans devleri, Washington ve Tahran yönetimlerinin çatışmaları sonlandıran ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden ticari gemiş geçişlerine açmayı hedefleyen mutabakat zaptını imzalamasının ardından ardı ardına raporlar yayımladı.
ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs, Orta Doğu Körfezi’nden yapılan ihracatın temmuz ayı sonuna kadar savaş öncesi seviyelere yaklaşmasını, ham petrol üretiminin ise ancak ekim ayına kadar tamamen toparlanmasını beklediğini paylaştı.

Bankanın yayımladığı raporda, tanker arzının ihracat üzerinde kesin bir engel teşkil etmediği, fakat gemi sahiplerinin güvenlik endişeleri nedeniyle temkinli davranmasının sevkiyat hızını sınırlayabileceği kaydedildi. Raporda ayrıca, armatörlerin riskten kaçınma eğilimlerinin yanı sıra İran’ın önümüzdeki 60 günlük nükleer anlaşma müzakerelerindeki jeopolitik hedeflerinin de sevkiyat akışı üzerinde belirleyici bir baskı unsuru oluşturabileceği ifade edildi.
Fransız bankası BNP Paribas ise yayımladığı analizde, en iyimser senaryoda dahi Hürmüz Boğazı petrol sevkiyatı rotasındaki akışın normale dönmesinin birkaç ay süreceğini belirtti.
Banka analistleri, piyasada tam istikrarın sağlanması için üreticilerin çatışma döneminde üretimi durdurulan günlük yaklaşık 12 milyon varillik kapasiteyi yeniden devreye sokması gerektiğinin altını çizdi. Lojistik zorluklara dikkat çeken bir diğer kurum olan Bank of America da bölgedeki deniz mayınlarının temizlenmesinin günler değil, aylar alabileceğini aktardı. Banka, bu jeopolitik ve teknik engeller sebebiyle küresel petrol piyasalarında oluşacak arz açığının 2026 yılının dördüncü çeyreğine kadar devam edebileceği öngörüsünü paylaştı.

Enerji piyasalarında gelecek beklentileri ve fiyat dinamikleri
Geçici barış kararı sonrasında petrol fiyatlarında yaşanan hızlı düşüş, küresel piyasalarda bir rahatlama dalgası yaratsa da uzmanlar kalıcı yapısal risklere işaret ediyor. Yatırımcılar, Hürmüz Boğazı petrol sevkiyatı sürecinin ne kadar hızlı devreye alınabileceğini ve Körfez üreticilerinin kapalı tutulan kuyuları ne ölçüde hasarsız şekilde açabileceğini yakından takip ediyor.
Petrol ihraç eden ülkelerin üretim altyapısında uzun süreli kesintiler nedeniyle oluşabilecek teknik dezenformasyonlar, arzın piyasaya sürülme hızını doğrudan etkileyecektir. Analistler, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi yüksek atıl kapasiteye sahip ülkelerin üretime daha hızlı geri dönebileceğini, ancak yaptırımlar ve altyapı yetersizlikleri nedeniyle İran ile Irak’ın toparlanma sürecinde daha büyük operasyonel engellerle karşılaşabileceğini değerlendiriyor.
Önümüzdeki 60 günlük diplomasi trafiği ve bölgedeki askeri unsurların lojistik hamleleri, enerji piyasalarındaki fiyat oynaklığının seviyesini belirleyecek en resmi kriter olarak kabul ediliyor.







