Teknoloji devi IBM pazartesi günü yaptığı açıklamada veri altyapı şirketi Confluent’ı 11 milyar dolarlık bir anlaşma ile satın alacağını duyurdu. Bu hamle şirketin yapay zeka kaynaklı talep patlamasından yararlanmak ve bulut bilişim hizmetlerini güçlendirmek amacıyla gerçekleştirildi.
CEO Arvind Krishna yönetimindeki Big Blue müşterilerin karmaşık yapay zeka uygulamalarını barındırmak için dijital altyapılarını yenilemek üzere yatırımlarını artırdı. Şirket yüksek büyüme potansiyeli taşıyan ve yüksek marjlı bir alan olan bulut ve yazılım işini büyütmek adına birleşme ve satın almalara ağırlık verdi.
Kaliforniya merkezli Confluent yapay zeka modelleri için kritik öneme sahip büyük ve gerçek zamanlı veri akışlarını yöneten teknolojiyi sağlıyor. Krishna iki şirketin birleşmesinin işletmelerin üretken yapay zekayı daha hızlı kullanmasını sağlayacağını belirtti. Yönetici satın almayla birlikte IBM bünyesinde kurumsal bilişim için akıllı bir veri platformu sunulacağını ifade etti.
IBM hisseleri ve piyasa tepkisi

Hisse başına 31 dolarlık teklif fiyatı Confluent şirketinin son kapanış fiyatına göre yaklaşık yüzde 34 oranında bir prime işaret etti. Haber sonrası Confluent hisseleri yüzde 30 değer kazanırken teknoloji devinin hisseleri erken işlemlerde yüzde 2 oranında yükseliş kaydetti.
Confluent hisseleri Reuters tarafından şirketin satış sürecini değerlendirdiğinin bildirilmesinden bu yana ciddi bir değer artışı yaşamıştı. Şirket özellikle bulut bilişim alanında ölçek kazanmak ve rekabet avantajı elde etmek için uzun süredir stratejik anlaşmalar yapıyordu.
Geçmiş satın almalar ve büyüme stratejisi

Şirket geçen yılın nisan ayında bulut şirketi HashiCorp’u 6,4 milyar dolarlık bir anlaşma ile bünyesine katmıştı. Analistler 2019 yılında Red Hat için yapılan 34 milyar dolarlık dev anlaşmayı bulut işini büyüten temel katalizör olarak değerlendiriyor.
Teknoloji devi Confluent anlaşmasını elindeki nakit kaynaklar ile finanse edecek ve işlemin 2026 yılı ortasına kadar tamamlanması bekleniyor.
Finansman ve gelecek beklentileri

Anlaşmanın işlemin tamamlanmasından sonraki ilk tam yıl içinde şirketin düzeltilmiş temel kazançlarını artıracağı tahmin ediliyor. İkinci yılda ise serbest nakit akışına katkıda bulunulması öngörülüyor.






