Merkez Bankası (TCMB) toplam talep gelişmelerinin kur ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyona etkilerini sınırlayacağını belirterek, bu etkileri izlemek adına yılın son Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında beklemeye geçerek kısa vadeli faizleri sabit tuttu.
Ekonomistler TL’de son dönemde görülen ciddi değer kaybının ardından TCMB’nin Kasım ayındaki artırımın ardından Aralık ayında da kısa vadeli faizleri artırmasını bekliyordu.
Böylece TCMB Aralık ayında ağırlıklı artırım beklentilerinin aksine marjinal fonlama oranını yüzde 8.50, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8, koridorun alt bandını ise yüzde 7.25 düzeyinde sabit tuttu.
PPK açıklamasında yakın dönemde küresel belirsizliklerdeki artışa bağlı olarak yaşanan döviz kuru hareketleri ve petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon görünümüne dair yukarı yönlü risk oluşturduğu belirtilerek, “Öte yandan, toplam talep gelişmeleri bu etkileri sınırlamaktadır. Kurul, bu faktörlerin net etkilerinin daha sağlıklı değerlendirilebilmesi açısından, gelişmelerin yakından takip edilmesinin faydalı olacağını ifade etmiştir” denildi.
Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümüne bağlı olacağını belirten TCMB, “Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlardaki gelişmeler yakından izlenerek para politikasındaki temkinli duruş sürdürülecektir” dedi.
PPK kararının hemen öncesinde 3.5095 seviyesinde işlem gören dolar/TL kararın ardından 3.5440 seviyesine kadar yükseldikten sonra TSİ 1440’ta 3.5167/3.5200 seviyesinden işlem görüyor.
PPK açıklamasında son dönemde açıklanan veriler iktisadi faaliyetin yılın üçüncü çeyreğinde ivme kaybettikten sonra dördüncü çeyrekte kısmi bir toparlanma sergilediğine işaret ettiği belirtilerek, AB ülkelerinin talebindeki artışın ihracat üzerindeki olumlu etkisinin sürdüğü, alınan destekleyici teşvik ve tedbirlerin katkısıyla iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanma eğiliminin devam etmesinin beklendiği belirtildi.
Kurul ayrıca yapısal reformların uygulamaya geçirilmesinin büyüme potansiyelini önemli ölçüde artırabileceğini değerlendirdi.
Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) 2016 yılının üçüncü çeyreğinde başta darbe girişimi ve terör olayları olmak üzere küresel ticarette zayıflama, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarında azalma ve jeopolitik gerginlikler ile önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1.8 daraldı.







