Küresel piyasalarda petrol fiyatları, ABD ile İran arasında bir barış anlaşmasına varılabileceğine yönelik iyimserliğin artmasıyla iki haftanın en düşük seviyesine geriledi. İki ülkenin Hürmüz Boğazı‘ndaki blokajlar gibi kritik konularda fikir ayrılıkları devam etse de, diplomatik çözüm umutları arz endişelerini hafifleterek satış baskısını artırdı.
Uluslararası en yaygın kullanılan Brent ham petrol vadeli işlemleri yüzde 5,7 değer kaybederek varil başına 97,69 dolara kadar çekilirken, ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrolü de yüzde 6 sert düşüşle 90,85 dolardan işlem gördü. Her iki kontrat da seans içinde 7 Mayıs’tan bu yana kaydedilen en düşük seviyeleri test etti.
Ekonomi yönetimleri ve enerji piyasaları, Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer güvenliğine odaklanmış durumda. ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu yaptığı açıklamada, Washington ve Tahran’ın barış anlaşması konusunda “büyük ölçüde müzakere edilmiş” bir mutabakata vardığını belirtti.

Söz konusu anlaşmanın, mevcut çatışma döneminden önce küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) sevkiyatının beşte birini taşıyan Hürmüz Boğazı’nı yeniden ticari trafiğe açması öngörülüyor.
MST Marquee analisti Saul Kavonic, barış anlaşması ve Hürmüz Boğazı’na yönelik risklerin ve şerhlerin baki kalmasına rağmen, tünelin ucunda bir ışık göründüğünü ifade etti. Kavonic, bu durumun kısa vadede petrol fiyatları üzerinde belirgin bir rahatlama sağlayacağı değerlendirmesinde bulundu.
Diplomatik süreç ve Hürmüz Boğazı’nın geleceği
Müzakerelerin olumlu seyri fiyatları aşağı çekse de piyasa aktörleri temkinli duruşunu koruyor. İki taraf arasında çözülmesi zor birçok karmaşık konu başlığı bulunuyor. Başkan Trump, dün yaptığı ek açıklamada, temsilcilerine İran ile bir anlaşma imzalamak için acele etmemeleri talimatını verdiğini kaydetti. Bu durum, diplomatik sürecin sanıldığı kadar hızlı tamamlanamayabileceğine işaret ediyor.
ING Emtia Stratejisi Başkanı Warren Patterson, daha önce de benzer aşamalara gelindiğini ancak görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlandığını hatırlattı. Patterson, piyasanın bu aşamada aşırı tepki vermekten kaçınacağını ve daha temkinli bir yaklaşım sergileyeceğini vurguladı.

Sektör temsilcileri ve saha analistleri, siyasi uzlaşı sağlansa dahi fiziki akışın hemen eski haline dönemeyeceğine dikkat çekiyor. Çatışma sürecinde hasar gören petrol ve doğal gaz tesislerinin onarılması, Hürmüz Boğazı’ndan normal sevkiyatın başlamasının aylar alabileceği anlamına geliyor.
Phillip Nova analisti Priyanka Sachdeva, kriz süresinin uzamasının, dünya liderlerinin enerji arzındaki kesintileri hızlıca sona erdirme konusundaki gerçek niyetlerinin sorgulanmasına yol açtığını ifade etti. Sachdeva, teknik göstergelerin piyasanın geçen haftaki sert satış dalgasının ardından dengelenmeye çalıştığını ancak kalıcı bir yön tayini için ivmenin henüz zayıf olduğunu ekledi.
Sektörel üretim verileri ve piyasa beklentisi
Enerji piyasasındaki fiyat dalgalanmaları, üretici şirketlerin operasyonel kararlarını da doğrudan etkiliyor. ABD’li enerji firmaları, yerel enerji fiyatlarının yüksek seyretmesine yanıt olarak petrol ve doğal gaz sondaj kulesi sayısını art arda beşinci haftada da artırdı.
Böylece kule sayısı, Şubat 2025’ten bu yana ilk kez bu kadar uzun süreli kesintisiz bir artış trendi yakalamış oldu. Gelecekteki üretime ilişkin öncü bir gösterge kabul edilen sondaj kulesi sayısı, 22 Mayıs haftasında yedi adet artarak 558’e ulaştı ve Haziran 2025’ten bu yana en yüksek seviyesini kaydetti. Ancak Baker Hughes verilerine göre, toplam kule sayısı hala geçen yılın aynı dönemine kıyasla sekiz adet, yani yüzde 1 daha aşağıda bulunuyor.

Yatırımcılar ve fon yöneticileri, önümüzdeki süreçte arz-talep dengesinin nasıl şekilleneceğini yakından izliyor. Küresel enflasyon baskılarının sürdüğü bu dönemde, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik risklerin azalması emtia piyasaları genelinde rahatlama yaratabilir. Ancak anlaşmanın nihai metne dökülmemesi ve Hürmüz Boğazı’ndaki fiziki engellerin varlığı, volatilite riskini masada tutuyor.
Dow Jones endeksi ve diğer küresel hisse senedi piyasaları da enerji maliyetlerindeki bu düşüş eğilimini yakından takip ediyor. Kısa vadede petrol fiyatları üzerindeki aşağı yönlü baskının devam etmesi, ancak kalıcı bir trend için taraflardan gelecek resmi onay ve imzaların beklenmesi öngörülüyor.







