Apple’ın (AAPL) ABD’deki üretime yönelik 100 milyar dolarlık devasa yatırım planı, hissedarlar arasında bir tartışma başlattı. ABD Başkanı Donald Trump’ın sert gümrük vergileri tehdidine karşı bir yanıt olarak algılanan bu hamle, bazı uzmanlara göre siyasi bir hamleden öteye gidemeyebilir.
Siyaset ve iş dünyası arasında bir köprü

Teknoloji devi Apple, ABD’de üretim yapmaya başlayacağını duyurdu. Bu açıklama, Trump’ın Apple gibi şirketlerin yurt dışında ürettikleri yarı iletkenlere %100’e varan gümrük vergisi uygulayacağını açıklamasının hemen ardından geldi. Bu durum, Apple CEO’su Tim Cook’un Beyaz Saray’da yaptığı duyuruyla birlikte, şirketin politik riskleri yönetme çabası olarak yorumlanıyor.

Ancak, Goldman Sachs eski Yatırımlar Başkan Yardımcısı ve bir Apple hissedarı olan Ann Berry, yatırımcıların bu siyasi iyi niyeti, gerçek ekonomik etkilerle karıştırmaması gerektiğini vurguluyor. Berry’ye göre, bu tür duyurular güçlü karar alıcılarla ilişkiler kurmaya yardımcı olsa da, yatırımın uzun vadeli fizibilitesi ve gümrük vergisi riskini gerçekten azaltıp azaltmayacağı henüz belirsiz.
Hisse senetleri, şirketin yapay zeka yarışında rakiplerinin gerisinde kaldığı endişeleriyle yılbaşından bu yana %12 değer kaybetmiş durumda.
Yatırımın hissedarlara etkisi ne olacak?
Apple’ın tedarik zincirini Çin’den uzaklaştırma çabaları, iPhone montajının bir kısmını Hindistan’a taşıması ve Vietnam gibi alternatifleri araştırmasıyla başladı. Ancak, şirketin çekirdek donanım üretimi ve yarı iletken paketleme süreçlerinin büyük bir kısmı hâlâ Çin’e bağımlı. Ann Berry, bu ölçekte bir üretimi ABD’ye taşımanın yıllar alacağını ve süreç içinde gümrük vergisi politikalarının da değişebileceğini belirtiyor.

Tüm bu kuşkulara rağmen, Wall Street’te bazı analistler bu haberi olumlu karşıladı. Bank of America Apple analisti Wamsi Mohan, şirketin gümrük vergilerinden muaf tutulması durumunda ortaya çıkacak potansiyeli gerekçe göstererek, şirketin hedef fiyatını yükseltti.
Mohan’a göre, bu muafiyetin getireceği finansal avantajlar ve rakiplerin gümrük vergileriyle karşı karşıya kalması, Şirket’in pazar payını artırabilir. Yatırımcılar için asıl soru, bu 100 milyar dolarlık yatırımın, kısa vadede şirketin tedarik zinciri risklerini gerçekten azaltıp azaltamayacağı ve uzun vadede hissedar değerini artırıp artırmayacağı olarak kalıyor.







