Kıymetli metaller piyasası, yatırımcıların güvenli liman arayışının ne kadar güçlü olduğunu gösteren tarihi bir güne tanıklık etti. Altın, Salı günü ons başına 3.500 doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştıktan sonra bir miktar gevşese de zirveye yakın seyrini korudu. Altın fiyatlarındaki bu son rekor, doların son beş haftanın en düşük seviyesine gerilediği bir ortamda geldi.
Peki, yatırımcıları bu denli endişelendirerek altına koşturan temel dinamikler neler?
Piyasaların rotasını iki temel belirsizlik çiziyor: ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimlerine neredeyse kesin gözüyle bakılması ve Başkan Donald Trump’ın ticaret politikalarının yarattığı hukuki ve ekonomik öngörülemezlik. Bu ikili baskı, getirisi olmayan ancak kriz anlarında sığınılan bir varlık olan altını her zamankinden daha cazip hale getiriyor.
Faiz indirimleri ve gümrük vergileri: Altını parlatan ikili baskı

Kıymetli metaldeki bu son yükselişin arkasındaki en önemli güçlerden biri, Fed’in bu ay faizleri düşüreceğine yönelik güçlü beklenti. Piyasalar, CME FedWatch aracına göre, %85 gibi yüksek bir ihtimalle 25 baz puanlık bir indirimi fiyatlıyor.
Beklenti, son verilerin enflasyonun Fed’in %2’lik hedefinin üzerinde yapışkan bir seyir izlediğini göstermesine rağmen devam ediyor. Düşük faiz ortamı, doları zayıflatırken, tahvil gibi alternatif yatırımların getirisini azalttığı için ons altının cazibesini artırıyor.
Eş zamanlı olarak, Başkan Trump’ın gümrük vergileri üzerindeki hukuki belirsizlik de piyasalardaki tedirginliği besliyor. Bir temyiz mahkemesinin vergileri yasa dışı bulması, ancak ABD Başkanı Trump’ın konuyu Yüksek Mahkeme’ye taşıyacağını açıklaması, ABD’nin ticaret ortaklarıyla ilişkilerinin geleceği konusunda soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlara göre bu durum, ekonomik aktiviteye zarar verebilecek bir karmaşa potansiyeli taşıdığı için yatırımcıları güvenli varlıklara yönlendiriyor.
Ralli sadece altınla sınırlı değil: Gümüş ve Platin de zirvede

Piyasalardaki coşku yalnızca altın ile sınırlı kalmadı. Gümüş, ons başına 40 doları aşarak yaklaşık 14 yılın en yüksek seviyesini görürken, platin de son 11 yılın zirvesine çok yakın işlem görüyor.
Analistler, bu iki metalin son aylarda sarı metale kıyasla daha uygun fiyatlı kalmasının, spekülatif alımları tetikleyerek daha güçlü bir performans sergilemelerine yol açtığını belirtiyor.
Endüstriyel metaller cephesinde ise bakır, en büyük tüketici olan Çin’den gelen ve beklentilerin bir miktar gerisinde kalan imalat verilerinin ardından yükseldi. Bu durum, piyasaların Pekin yönetiminden ekonomiyi canlandırmak için yeni teşvik adımları beklediği şeklinde yorumlandı ve bakır fiyatlarına destek oldu.








