S&P 500 endeksinin rekor seviyelerdeki seyri, piyasalarda bir süredir devam eden “balon” tartışmasını yeni bir boyuta taşıyor. Eleştirilerin odağında genellikle piyasayı sürükleyen mega teknoloji şirketleri yer alsa da, yeni analizler asıl endişe verici değerleme şişkinliğinin teknolojinin dışındaki sektörlerde yaşandığını ortaya koyuyor.
Piyasadaki genel kanı, S&P 500’deki yükselişin yalnızca birkaç teknoloji devinin aşırı değerlenmesinden kaynaklandığı yönündeydi. Ancak rakamlar daha yakından incelendiğinde, bu devlerin hisse fiyatlarındaki artışı, sergiledikleri olağanüstü kâr büyümesiyle büyük ölçüde haklı çıkardığı görülüyor.
Peki, piyasadaki asıl köpük, herkesin gözünün üzerinde olduğu teknoloji devlerinde mi, yoksa S&P 500‘ün geri kalanında mı gizli?
Rakamlar ne söylüyor? Teknoloji kârlarıyla yükselişini haklı çıkarıyor

Seaport Research Partners ve Bloomberg Intelligence verilerine göre, teknoloji sektörü dışındaki S&P 500 şirketlerinin hisseleri geçen yıl %13 değer kazanırken, kârları sadece %6,4 arttı.
Buna karşılık, S&P 500 Bilgi Teknolojisi endeksi %27’lik bir artış yaşarken, bu sektörün kârları da %26,9 gibi neredeyse aynı oranda bir büyüme kaydetti.
Benzer şekilde, “Magnificent 7” olarak bilinen teknoloji devlerinin fiyat/kazanç (F/K) oranı, hisselerindeki %18’lik artışa rağmen 2025’te %7,9 düştü. Bu durum, kârlarının hisse fiyatlarından daha hızlı arttığını gösteriyor.
Analistler, bu şirketlerin yüksek değerlemelerinin, önümüzdeki 12 ayda beklenen %20’lik kâr büyümesi tahminiyle kısmen haklı çıkarılabileceğini belirtiyor.
“Asıl spekülasyon teknoloji dışında”: S&P 500’ün geri kalanı mercek altında

Analistler, asıl endişe verici eğilimin, kâr büyümesi olmadan hisse fiyatlarının arttığı diğer sektörlerde yaşandığına dikkat çekiyor.
Örneğin, büyük ölçüde kimya üreticileri ve madencilerden oluşan malzeme sektörü, bu yıl kârları %13 düşerken hisse senetleri %9 yükseldi. Seaport Research’ten Jonathan Golub, bu durumu “Spekülasyon teknoloji alanında değil, teknoloji dışı alanlarda” sözleriyle özetliyor.
Sanayi ve tüketim malları gibi diğer sektörlerde de F/K oranları, kâr artışlarını önemli ölçüde geride bırakarak yükseldi. Ned Davis Research’ten Ed Clissold gibi stratejistler ise sorunun sadece belirli sektörlerle sınırlı olmadığını, genel olarak “ortalama hisse senedinin pahalı” olduğunu belirtiyor.
Ancak veriler, S&P 500 içindeki değerleme riskinin sanıldığından daha geniş bir alana yayıldığını ve sadece teknoloji devlerine odaklanmanın yanıltıcı olabileceğini gösteriyor.








