Kripto para piyasasının çöküşünün ardından, yatırım sermayesinin güvenli liman olarak “açıkça altın lehine” yönelmesiyle Bitcoin (BTC-USD) Ekim ayının ilk yarısında dalgalı bir seyir izledi ve değer kaybetti. Dünyanın en büyük kripto para birimi, ayın başında yatırımcıların ABD hükümetinin kapanma belirsizliğine karşı korunma arayışında olmasıyla kısa bir yükseliş yaşadı.
Ancak bu yükseliş, geçen Cuma günü Başkan Trump’ın Çin mallarına %100 gümrük vergisi uygulayacağı tehdidinin ardından hızla tersine döndü ve Bitcoin 121.000 dolardan 104.000 dolara kadar düştü.
Bitcoin’in (BTC) bu düşüşü, aynı dönemde 4.200 doları aşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine tırmanan ve son bir ayda %16 değer kazanan altın (GC=F) karşısında özellikle dikkat çekiciydi. Kripto paranın geleneksel güvenli liman karşısındaki bu zayıf performansı, piyasadaki risk algısının arttığını gösterdi. BTC, Cuma günkü kayıplarını henüz telafi edemedi ve bu dönemde toplamda %8 değer kaybetti.
Altın lehine net bir tercih

Fundstrat‘ın dijital varlık stratejisi başkanı Sean Farrell, Yahoo Finance’e yaptığı açıklamada, sermayenin mevcut durumda altını tercih ettiğini belirtti. Farrell, “Şu anda, sermaye, ivmesi ve azalan volatilite profili nedeniyle açıkça altını tercih ediyor,” dedi. Farrell, altının değerli metaller sınıfındaki yapısal alıcılardan, özellikle de merkez bankalarından gelen destekle avantajlı bir konumda olduğunu ekledi.BTC için ise bu tür bir kurumsal destek henüz yeterli seviyede değildir.
Bitcoin ve altın arasında güvenli liman rekabeti

Piyasa uzmanları, altının kripto paraları geride bırakma eğiliminde olmasına rağmen, bunun kalıcı olmayabileceğini düşünüyor. Sean Farrell,
değerli metallerin bir süre daha güçlü kalması beklense de, yatırımcıların sonunda altından Bitcoin’e geçme olasılığının yüksek olduğunu belirtti. Bitcoin’in sınırlı arzı ve merkeziyetsiz yapısı, onu uzun vadede enflasyona karşı güçlü bir koruma aracı olarak konumlandırıyor. Ancak şu anki piyasa belirsizliği, yatırımcıları daha düşük oynaklığa sahip olan altına yönlendirdi.
Ekim ayının ilk yarısındaki zorlu seyir, Bitcoin’in küresel makroekonomik ve jeopolitik olaylara karşı hala yüksek derecede hassas olduğunu kanıtladı. Özellikle hükümet kapanması belirsizliği ve ticaret savaşı tehditleri gibi geleneksel piyasa riskleri, BTC’nin beklenen “dijital altın” rolünü tam olarak üstlenmesini engelledi.






