Geleneksel finans sisteminin otorite kabul edilen kurumları ile dijital varlık ekosistemi arasındaki güvenilirlik mücadelesi yeni bir boyut kazandı. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, dünyanın en yüksek hacimli stabil kripto parası olan Tether (USDT) için negatif bir değerlendirme raporu yayımlayarak sektörde tartışma yarattı.
Kuruluş, kripto varlık ihraççısını kendi oluşturduğu risk ölçeğinin en alt basamağına yerleştirirken, bu hamle Tether yönetiminden sert ve doğrudan bir tepki gördü. Milyarlarca dolarlık bir piyasayı etkileyen bu çatışma, eski finansal modeller ile yeni nesil dijital altyapıların birbirini nasıl değerlendirdiği sorusunu yeniden gündeme getiriyor.
New York merkezli derecelendirme devi, 26 Kasım tarihli raporunda Tether’i “zayıf” kategorisinde (5 puan üzerinden 5) sınıflandırdı. Kararın gerekçesi olarak, şirketin bilgilendirme süreçlerindeki eksiklikler ve rezerv kompozisyonunda artan risk iştahı gösterildi. S&P analistleri, Tether’in rezervlerinde tuttuğu Bitcoin, altın, şirket tahvilleri ve teminatlı kredilerin, finansal istikrar açısından soru işaretleri barındırdığına dikkat çekiyor.
S&P raporundaki risk unsurları ve rezerv eleştirisi

Raporda öne çıkan temel endişe, Tether’in varlık sepetindeki çeşitliliğin getirdiği potansiyel tehlikeler üzerine kurulu. Uzmanlar, söz konusu varlıkların kredi, piyasa, faiz oranı ve döviz risklerine karşı savunmasız olduğunu savunuyor. Ayrıca, varlıkların saklandığı karşı taraf kurumların kredi değerliliği konusunda şeffaf verilerin bulunmaması, not indiriminin bir diğer dayanağı oldu.
Buna karşın rapor, USDT’nin geçmişteki piyasa dalgalanmaları sırasında fiyat istikrarını koruma konusundaki başarısını teslim ederek, operasyonel dayanıklılığa dair olumlu bir şerh düşmeyi ihmal etmedi.
Financial Times tarafından yayımlanan verilere göre dünyanın en büyük bağımsız altın yatırımcılarından biri konumuna gelen Tether, rezerv yapısını çeşitlendirme stratejisini sürdürüyor. Ancak S&P metodolojisine göre, geleneksel nakit ve nakit benzeri varlıkların dışına çıkılması, risk puanını artıran bir faktör olarak değerlendiriliyor.
Tether yönetiminden “gurur duyuyoruz” çıkışı

Raporun yayımlanmasının hemen ardından Tether CEO’su Paolo Ardoino, geleneksel finans otoritelerine karşı alışılmadık sertlikte bir üslupla cevap verdi. Yönetici, kurumsal “nefretin” kendileri için bir gurur madalyası olduğunu ifade ederek, kullanılan derecelendirme sistemlerinin çağ dışı kaldığını öne sürdü. Ardoino’ya göre, geçmişte iflas eden bankalara ve sigorta şirketlerine yatırım yapılabilir notu veren bu eski çerçeveler, dijital varlıkların dinamik yapısını ve rezerv modellerini analiz etmekte yetersiz kalıyor.
Şirket yönetimi, yaklaşık 184 milyar dolarlık varlık havuzunun “aşırı sermayeli” bir modelle yönetildiğini ve bankacılık krizleri ya da likidite şokları karşısında sistemlerinin dayanıklılığını kanıtladığını savunuyor. Uzmanlara göre, S&P ve Tether arasındaki bu söz düellosu, stabilcoinlerin küresel piyasalara entegrasyonu sürecinde, risk değerlendirmesinin hangi kriterlere göre yapılması gerektiği konusundaki derin görüş ayrılığını gözler önüne seriyor.








