Petrol fiyatları, Orta Doğu’daki çatışmaların ardından küresel enerji piyasalarında yaşanan arz endişeleri ve altyapı hasarları nedeniyle öngörülebilir gelecekte savaş öncesi seviyelerine dönmeyebilir.
Dünyanın en büyük petrol sahası hizmet şirketlerinden SLB ve Halliburton tarafından yapılan son açıklamalar, ham petrol fiyatlarının “daha uzun süre daha yüksek” kalacağına işaret ediyor. Bu durum, başta ulaştırma maliyetlerini doğrudan etkileyen benzin fiyatları olmak üzere, petrole dayalı birçok ürün ve küresel enflasyon dinamikleri üzerinde belirleyici bir rol oynamaya devam edecek.
ABD’de galon başına 4 dolar eşiğini aşan akaryakıt fiyatlarının, tüketicilerin ve Washington yönetiminin beklentilerinin aksine, kısa vadede hızla gerilemesi beklenmiyor.
Küresel enerji piyasaları, halihazırda en kötü senaryolardan birini deneyimliyor. Barış dönemlerinde dünya ham petrol ve petrol ürünlerinin yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nın çeşitli derecelerde kapatılması ve enerji altyapısına yönelik saldırılar piyasaları ciddi şekilde sarstı. Yaklaşık 82 milyar dolarlık piyasa değeriyle 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren SLB, çatışma sonrası dönemde emtia fiyatlarının çatışma öncesi seviyelerin üzerinde kalacağını öngörüyor.

Petrol fiyatları, altyapının çökmesiyle yüksek seviyelerde kalacak
Şirket bu durumu, altyapı hasarlarının neden olduğu arz kesintileri, üretim duruşları ve piyasaya yerleşen jeopolitik risk primine dayandırıyor. SLB’ye göre ülkeler, çatışma dindikten sonra enerji arzını çeşitlendirmeye, yerel kaynak geliştirmeye ve stratejik rezervleri yeniden doldurmaya öncelik verecek.
Halliburton CEO’su Jeff Miller da benzer bir tablo çizerek, Orta Doğu’daki durumun küresel enerji sektörü üzerinde anlamlı ve uzun ömürlü etkileri olacağını vurguladı. Enerji güvenliğinin artık sadece bir söylem olmaktan çıktığını ifade eden Miller, petrol ve gaz üretiminin yanı sıra stokların toparlanmasının hızlı veya basit bir süreç olmayacağını kaydetti.

Dünyanın 60 gün öncesine göre temel olarak daha dar bir petrol ve gaz arzıyla karşı karşıya olduğunu belirten Miller, bu durumun enerji kaynaklarına sahip olmayan ülkeler için kaynak çeşitlendirme zorunluluğunu artırdığını belirtti.
Şirketler, bu yeni dönemde Kuzey ve Latin Amerika’daki kısa vadeli projelerin yanı sıra derin deniz offshore piyasalarındaki uzun vadeli yatırımların hız kazanmasını bekliyor.
Küresel piyasalarda enerji güvenliği ve 2027 beklentileri
Enerji piyasalarındaki bu dönüşüm, yalnızca fiyat artışlarıyla sınırlı kalmayıp sektördeki yatırım stratejilerini de kökten değiştiriyor. SLB, ekonomik bir yavaşlama ve talep yıkımına yol açacak çok uzun süreli bir çatışma olmadığı takdirde, arz yönlü yanıtların 2027 ve 2028 yıllarında yukarı yönlü piyasalarda geniş tabanlı bir toparlanmayı destekleyeceği görüşünde.
Bu süreçte Halliburton ve SLB gibi hizmet sağlayıcıların, artan arama ve üretim yatırımları sayesinde piyasada güçlü bir konum elde etmesi bekleniyor. Nitekim, her iki şirketin hisseleri yıl başından bu yana yüzde 40’ın üzerinde değer kazanarak, aynı dönemde yaklaşık yüzde 4 artış gösteren S&P 500 endeksinin oldukça üzerinde bir performans sergiledi.

Sonuç olarak, jeopolitik risklerin kalıcı bir maliyet unsuru haline gelmesi ve enerji güvenliği yatırımlarının artması, düşük petrol fiyatları döneminin en azından kısa ve orta vadede kapandığına dair piyasa beklentisini güçlendiriyor.







