ABD ve İran arasında yeniden tırmanan askeri gerginlik, küresel finans piyasalarında güvenli liman arayışını artırarak doların başlıca para birimleri karşısında değer kazanmasına yol açtı. Cuma günü Asya seansında güçlü bir seyir izleyen dolar endeksi, Washington ve Tahran hattından gelen karşılıklı ateş açma ve sert açıklamaların ardından 98,235 seviyesine yükseldi.
Bir aydır devam eden kırılgan ateşkesin askeri hareketlilikle baskı altına girmesi, hafta başında barış umutlarıyla iki ayın en düşük seviyesine gerileyen ABD para biriminin haftayı yatay bir seyirle tamamlamasına zemin hazırladı.
Jeopolitik tansiyonun yükselmesiyle birlikte enerji piyasalarında da sert hareketlilik gözlendi. ABD ham petrol vadeli işlemleri, erken saatlerdeki işlemlerde yüzde 3’e varan bir artış kaydederek piyasalardaki riskten kaçış eğilimini derinleştirdi.

Uzmanlar, Orta Doğu’daki çatışma yörüngesinin doğrusal olmadığını ve Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğinin normalleşmesine dair iyimser senaryoların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin yanı sıra bugün açıklanacak olan ABD tarım dışı istihdam verilerine odaklanmış durumda; zira bu verinin dolar volatilitesi üzerinde belirleyici olması bekleniyor.
Döviz piyasalarında müdahale riski ve siyasi baskılar
Japon yeni, Tokyo yönetiminden gelen sözlü müdahalelerin ardından 156,995 seviyesinde dengeli bir seyir izlese de değer kaybı baskısını hissetmeye devam ediyor. Japonya’nın en üst düzey döviz yetkilisi, kur piyasalarına müdahale konusunda herhangi bir sınırlarının olmadığını ve ABD makamlarıyla günlük temas halinde olduklarını ifade ederek kararlılık mesajı verdi.
Ancak piyasa analistleri, yüksek enerji fiyatları ve artan tahvil faizleri ortamında bu tür müdahalelerin yenin düşüşünü durdurmaktan ziyade sadece yavaşlatabileceğini, makroekonomik koşullar değişene kadar baskının süreceğini değerlendiriyor.

Avrupa para birimlerinde ise karışık bir tablo hakim. Sterlin, İngiltere Başbakanı Keir Starmer üzerindeki siyasi baskıyı artırabilecek yerel seçim sonuçları beklenirken 1,3555 dolar seviyesinde işlem gördü ve Mart ayından bu yana ilk haftalık kaybına yöneldi.
Euro ise haftayı hafif bir yükselişle kapatmaya hazırlanırken 1,1727 dolar seviyesinde yatay seyretti. Hafta başında risk iştahının yüksek olmasıyla değer kazanan Avustralya ve Yeni Zelanda dolarları ise kazanımlarını koruma çabasını sürdürüyor.
Küresel piyasalarda risk dengesi ve gelecek beklentileri
Küresel piyasalarda ABD ve İran gerilimi, sadece döviz kurlarını değil, küresel enflasyon beklentilerini ve merkez bankalarının faiz patikalarını da doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Enerji maliyetlerindeki ani artış, dezenflasyon sürecini sekteye uğratabilir ve bu durum Fed’in yılın geri kalanına ilişkin politika adımlarında daha temkinli davranmasına neden olabilir.
Analistler, jeopolitik belirsizliğin sürdüğü bu dönemde yatırımcıların yüksek volatiliteli varlıklardan uzaklaşarak likiditeye ve güvenli liman olarak görülen varlıklara yönelmeye devam edeceğini öngörüyor.

Önümüzdeki günlerde piyasaların yönünü belirleyecek temel unsurlar, askeri gerginliğin bir bölgesel çatışmaya dönüşüp dönüşmeyeceği ve Hürmüz Boğazı gibi kritik enerji koridorlarındaki lojistik güvenliğin durumu olacak. Petrol fiyatlarındaki yükselişin kalıcı hale gelmesi durumunda, gelişmiş ülke ekonomilerinde stagflasyon endişelerinin yeniden gündeme gelebileceği ifade ediliyor. Piyasa katılımcıları için kısa vadede en kritik veri seti, bugün açıklanacak istihdam raporu ile hafta sonu Orta Doğu’dan gelecek resmi açıklamalar olmaya devam edecek.







