Küresel piyasalarda gözler ABD Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında Pekin’de gerçekleşecek kritik görüşmeye çevrilirken, petrol fiyatları perşembe günü sınırlı bir artış kaydetti. Yatırımcılar, özellikle küresel petrol arzını önemli ölçüde sekteye uğratan İran savaşı konusunda bu görüşmeden somut bir sonuç çıkıp çıkmayacağını yakından izliyor.
Brent petrol vadeli işlemleri, piyasaların açılmasıyla birlikte 26 sent veya yüzde 0,25 oranında değer kazanarak varil başına 105,89 dolara yükseldi. ABD Batı Teksas Tipi (WTI) ham petrol vadeli işlemleri ise 32 sentlik bir artışla 101,34 dolardan işlem görüyor.
Ticari meselelerin yanı sıra Trump’ın, Çinli mevkidaşı Xi’yi Tahran yönetimiyle Washington arasında savaşı sonlandıracak bir anlaşma yapılması konusunda ikna etmeye çalışması bekleniyor. Ancak enerji analistleri, Pekin yönetiminin uzun süreli stratejik ortağı olan İran’a karşı sert bir baskı uygulama konusunda isteksiz olabileceği görüşünde birleşiyor.

Çarşamba günü her iki gösterge kontratı da yakıt fiyatlarındaki artışın enflasyonist baskıları tetiklemesi ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) olası faiz artırımlarına dair endişelerle değer kaybetmişti. Brent petrol varil başına 2 dolardan fazla düşerken, WTI da 1 doların üzerinde gerilemişti.
Hürmüz Boğazı’ndaki arz krizi ve bölgesel dinamikler
Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda görkemli bir törenle karşılanan Donald Trump’ın Şi Cinping ile yapacağı görüşmelerin gündeminde, kırılgan ticaret ateşkesi, İran savaşı ve Tayvan’a yönelik ABD silah satışları gibi kritik başlıklar yer alıyor. ING analistleri yayımladıkları notta, petrol piyasasının şu anda “bekle ve gör” modunda olduğunu belirterek, piyasaların ABD-Çin zirvesinden İran konusunda olumlu bir sonuç çıkmasına dair beklentilerini çok yüksek tuttuğu uyarısında bulundu.
Dünyanın en önemli enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı, şubat ayı sonunda patlak veren savaştan bu yana büyük ölçüde kapalı kalmaya devam ediyor.

Trump, savaşı bitirmek için Çin’in yardımına ihtiyacı olmadığını savunsa da, hem maliyeti yüksek hem de kamuoyunda desteği azalan bu çatışmanın çözümü için Şi’den destek istemesi öngörülüyor.
IG analisti Tony Sycamore, boğazın yeniden trafiğe açılması konusunda anlamlı bir ilerleme kaydedilememesinin, ABD’nin askeri seçenekleri yeniden değerlendirmesine yol açabileceğini ifade etti. Bu sırada İran’ın bölgedeki kontrolünü artırdığı gözlemlenirken, Tahran yönetiminin Irak ve Pakistan ile petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) sevkiyatı için yeni anlaşmalar yaptığı bildiriliyor.
Çarşamba günü Irak ham petrolü taşıyan bir Çin süper tankerinin iki aydır mahsur kaldığı bölgeden ayrılması ise savaşın başlangıcından bu yana gerçekleşen üçüncü başarılı sevkiyat olarak kayıtlara geçti.
Küresel enerji arzı ve piyasa beklentileri
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından çarşamba günü yayımlanan güncel rapor, Orta Doğu’daki üretimin savaş nedeniyle ciddi zarar gördüğünü ve stokların daha önce görülmemiş bir hızla tükendiğini ortaya koydu. Ajans, daha önce arz fazlası öngördüğü raporunu revize ederek, bu yıl küresel petrol arzının toplam talebin altında kalacağını vurguladı. Mevcut jeopolitik riskler ve üretim kapasitesindeki düşüş, enerji piyasalarında volatiliteyi artırmaya devam ediyor.

Piyasa uzmanları, Pekin’deki zirveden çıkacak mesajların kısa vadeli fiyat hareketleri üzerinde belirleyici olacağını kaydediyor. Özellikle Hürmüz Boğazı gibi kritik rotaların güvenliği sağlanmadan arz tarafındaki baskının hafiflemesi beklenmiyor.
Gelecek dönemde, küresel ekonomik büyüme tahminleri ve enflasyon verileriyle birlikte, bu diplomatik temasların enerji arz güvenliği üzerindeki etkisi yatırımcıların temel odağı olmaya devam edecek.







