Altın fiyatları, küresel piyasalarda artan petrol maliyetlerinin enflasyon endişelerini tetiklemesi ve ABD Merkez Bankasının (Fed) faiz oranlarını uzun süre yüksek seviyelerde tutacağı beklentisiyle bir aydan uzun sürenin en düşük seviyelerine gerilemesinin ardından pazartesi gününü yatay seyirle geçirdi.
Günün ilk işlemlerinde sert düşüşlerin kaydedildiği piyasada, bu gerilemeyi bir alım fırsatı olarak değerlendiren yatırımcıların devreye girmesiyle önceki kayıpların telafi edilmeye çalışıldığı gözlendi. Spot altın piyasasında ons başına fiyat 4.540,36 dolar seviyesinde dengelenirken, Haziran vadeli ABD altın vadeli işlemleri ise yüzde 0,4 oranında bir değer kaybı yaşayarak 4.543,70 dolara kadar geri çekildi.
Finansal analistler, piyasada son dönemde gözlenen kâr realizasyonlarının ardından hafif çaplı bir toparlanma eğiliminin baş gösterdiğini, ancak buna rağmen emtianın karmaşık ve yatay bir bant hareketi içindeki sıkışık seyrini sürdürdüğünü ifade ediyor.

Küresel emtia piyasalarında yön belirleyici olan Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimler, enerji maliyetleri üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturarak değerli metalleri doğrudan etkilemeye devam ediyor. Suudi Arabistan’ın hava sahasına yönelik üç insansız hava aracını etkisiz hale getirdiğini duyurması ve bölgedeki diplomatik çözüm arayışlarının çıkmaza girmesi, petrol fiyatlarının son iki haftanın en yüksek seviyesine ulaşmasına yol açtı.
Enerji fiyatlarındaki bu tırmanış, küresel ölçekte enflasyon artış hızının yeniden ivme kazanabileceğine yönelik kaygıları körüklerken, merkez bankalarının sıkı para politikası duruşlarını esnetmeyeceği yönündeki öngörüleri de kuvvetlendiriyor.
Yüksek enflasyon dönemlerinde merkez bankalarının faiz artırımı hamlelerine başvurması veya mevcut yüksek faiz oranlarını koruması, faiz getirisi sunmayan altının alternatif maliyetini yükselterek yatırımcı algısını olumsuz etkiliyor.
Enflasyon endişeleri ve merkez bankalarının politikaları
Para piyasalarındaki fiyatlamalar, Fed’in yıl sonundan önce yeni bir faiz artırımı yapma olasılığını giderek daha güçlü bir şekilde gündeme aldığını gösteriyor. Güncel vadeli işlem piyasası verilerine göre, bankanın aralık ayına kadar faiz oranlarında artışa gitme ihtimali yüzde 50 seviyesinde dengelenmiş durumda.
Yatırımcılar ve piyasa aktörleri, küresel para politikasının önümüzdeki dönemdeki rotasına dair daha net ipuçları elde edebilmek amacıyla, bu hafta içi yayımlanması beklenen Fed nisan ayı toplantı tutanaklarına odaklandı. Öte yandan, kıymetli metaller piyasasını etkileyen bir diğer önemli gelişme de dünyanın en büyük gümüş tüketicisi konumunda bulunan Hindistan’dan geldi.

Hindistan hükümetinin, ulusal para birimi rupi üzerindeki değer kaybı baskısını azaltmak ve dış ticaret dengesini korumak amacıyla gümüş ithalatına derhal geçerli olacak geniş kapsamlı kısıtlamalar getirmesi, diğer değerli metallerde de satış baskısı yarattı.
Bu kararın ardından spot gümüş fiyatları yüzde 0,8 düşüşle ons başına 75,38 dolara gerilerken, platin yüzde 0,1 kayıpla 1.972,10 dolara, paladyum ise yüzde 1,3 düşüşle 1.394,75 dolara indi.
Piyasa beklentisi ve gelecek öngörüleri
Küresel finans piyasaları, makroekonomik verilerin ve merkez bankası yetkililerinden gelecek açıklamaların yön vereceği kritik bir sürece girerken, altın fiyatları üzerindeki baskının bir süre daha devam edebileceği öngörülüyor.
Enerji maliyetlerindeki dalgalanmanın korunduğu ve jeopolitik risklerin canlılığını sürdürdüğü bu konjonktürde, enflasyon koruması sağlayan araçlara yönelik talebin düzeyi ile yüksek faiz ortamının yaratacağı maliyet dengesi piyasanın yönünü tayin edecek temel unsurlar olarak öne çıkıyor. Kısa vadede Fed’in yayımlayacağı nisan ayı toplantı tutanaklarının içerdiği ton ve enflasyon patikasına dair mesajlar, emtia piyasalarındaki volatiliteyi artırabilir.

Uzmanlar, yatırımcıların güvenli liman arayışı ile yüksek getiri sağlayan tahvil piyasaları arasında bir denge kurmaya çalıştığını, bu doğrultuda veri akışına duyarlı yatay seyrin korunabileceğini değerlendiriyor.







