Ana muhalefet partisi CHP’ye ilişkin mahkeme kararının yarattığı siyasi hareketlilik, finans dünyasının odağına yerleşti.
Yabancı yatırım bankaları HSBC ve JPMorgan, bu gelişmelere bağlı olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz artışına gidebileceği öngörüsünde bulundu. Piyasalar Haziran ayından bu yana süren ekonomik istikrar programının geleceği yakından takip ediyor.
Merkez Bankası ne yapacak

HSBC ekonomisti Melis Metiner, 22 Mayıs 2026 tarihli raporunda Türkiye’deki güncel siyasi ve makroekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Metiner, Türk lirası üzerinde önemli bir baskı oluşması durumunda, TCMB’nin faiz artışına gidebileceğini belirtti.
Banka, programın şu aşamada herhangi bir siyasi kısıtlamayla karşı karşıya olmadığına dair bir kanıt bulunmadığını kaydetti. Merkez Bankası’nın mevcut reaksiyon fonksiyonuna sadık kalması beklentiler arasında yer alıyor.
JPMorgan analistleri Fatih Akçelik, Michael Harrison ve Anezka Christovova ise 22 Mayıs tarihli notlarında farklı bir vurgu yaptı. Uzmanlar, hukuki belirsizliklerin ödemeler dengesini olumsuz etkileyerek döviz rezervlerinde düşüş yaratabileceğini ifade etti.

Analistler, 11 Haziran’daki Para Politikası Kurulu toplantısında veya daha erken bir tarihte, bankanın yüzde 37 olan politika faizini yüzde 40’a yükseltmesini bekliyor. Bankanın sermaye çıkışlarına öncelikle döviz müdahaleleriyle, ardından faiz artırımlarıyla yanıt vereceği tahmin ediliyor.
Siyasi belirsizlik ve FİK’in değerlendirmeleri
TCMB verilerine göre, Şubat sonundan bu yana şirketlerin döviz mevduatları 1,7 milyar dolar arttı, hanehalkının döviz mevduatları ise 1,4 milyar dolar geriledi. 21 Mayıs’taki mahkeme kararının ardından piyasadaki döviz satışları 6 milyar dolara ulaştı.
Banka, geçmişte Mart 2025 ve Mart 2026 dönemlerinde benzer süreçlerde döviz müdahaleleri ve likidite sıkılaştırma önlemlerine başvurmuştu. Mevcut durumda bankalararası repo piyasası faizleri yüzde 40 seviyesine yükseltilmiş durumda.
Finansal İstikrar Komitesi (FİK) toplantısı sonrasında yapılan açıklamada, yurt içi ve yurt dışı gelişmelerin piyasalara etkileri ele alındı. Komite, Türkiye ekonomisinin güçlü sermaye tamponları sayesinde şoklara karşı dirençli olduğunu belirtti.
Makrofinansal istikrarın korunması ve dezenflasyon sürecinin devamı için gerekli tüm adımların tam bir eşgüdüm içinde atılması kararlaştırıldı. Komite, gelişmeleri anlık ve yakından izlemeye devam edeceğini ifade etti.







