Küresel piyasalarda petrol fiyatları, ABD Başkanı Donald Trump‘ın İran ile yürütülen müzakerelerin devam ettiğini açıklaması ve Orta Doğu’daki diplomatik temasların yarattığı ihtiyatlı iyimserlikle salı gününe değer kaybıyla başladı.
Bir önceki seansta yaşanan sert yükselişlerin ardından yatırımcıların risk algısını dengelemesiyle Brent petrolün varil fiyatı yüzde 0,79 azalarak 94,23 dolara gerilerken, ABD Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı da yüzde 0,92 düşüşle 91,31 dolardan işlem gördü.
Piyasalardaki bu son hareketlilik, mayıs ayında bir barış anlaşmasına varılabileceği yönündeki beklentilerin kuvvetlenmesiyle her iki göstergede yaşanan yüzde 16’yı aşkın aylık değer kaybının hemen ardından geldi. Pazartesi günü İran’ın yarı resmi Tasnim haber ajansının, Tahran yönetiminin Washington ile yürüttüğü dolaylı müzakereleri askıya aldığını duyurması üzerine fiyatlar bir ara yüzde 5’ten fazla tırmanmıştı.
Ancak hemen sonrasında ABD Başkanı Donald Trump’ın televizyon mülakatlarında ve sosyal medya paylaşımlarında müzakerelerin sürdüğünü belirtmesi ve gelecek hafta Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşma beklediğini vurgulaması, arz endişelerini bir miktar hafifleterek fiyatlardaki aşağı yönlü hareketi destekledi.

Piyasalar ABD ve İran hattından gelecek resmi açıklamalara odaklandı
Yatırımcılar ve emtia analistleri, ham petrol fiyatlamalarında kalıcı bir yön tayini için taraflardan gelecek somut adımları yakından izliyor. Finansal danışmanlık kuruluşu KCM Trade’in kıdemli piyasa analisti Tim Waterer, piyasanın şu anda tamamen ABD-İran müzakerelerindeki somut ilerleme veya olası aksamalara, tarafların açıklamalarının tonuna ve Hürmüz Boğazı’ndaki fiziki tanker hareketliliğine odaklandığını kaydetti.
Waterer, müzakerelerin mevcut durumunun fiyatların içinde barınan risk priminin korunup korunmayacağını ya da bu primin tamamen ortadan kalkıp kalkmayacağını belirleyecek temel unsur olduğunu ifade etti.

Bölgedeki jeopolitik risklerin bir diğer ayağını ise Lübnan cephesinden gelen haberler oluşturuyor. Lübnan yönetimi, pazartesi günü Hizbullah ile İsrail arasında kısmi bir ateşkes ilan edildiğini duyurdu. Bu hamle, İran ile doğrudan bir çatışma riskini barındıran daha geniş çaplı bölgesel gerilimin sınırlı da olsa düşmesini sağlayan önemli bir gelişme olarak değerlendirildi.
Bilindiği üzere İran, krizin başlangıcından bu yana küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) akışının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı’nda yabancı bandıralı gemilerin geçişini fiilen durdurmuş ve bu durum fiyatların yüzde 50’den fazla yükselmesine yol açmıştı. Orta Doğu’daki bu tedarik krizinin Asya ve Avrupa’daki rafinerileri alternatif kaynaklara yönlendirmesi sonucu, mayıs ayında ABD’nin ham petrol ihracatı günlük 5,6 milyon varil ile tarihi zirvesine ulaştı.
Küresel piyasalarda petrol fiyatları arz ve talep dengesiyle şekilleniyor
Piyasa aktörleri jeopolitik gelişmelerin yanı sıra fiziki stok verilerini ve uluslararası lojistik sektörünün taleplerini de yakından takip ediyor. Reuters tarafından yayımlanan öncü anket verilerine göre, ABD’deki ham petrol stoklarının 29 Mayıs ile biten haftada yaklaşık 3,6 milyon varil gerileyerek bir önceki haftaki düşüş trendini sürdürmesi bekleniyor.
Benzin ve distile ürün stoklarında da azalış öngörülmesi, küresel talep tarafının canlı kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Diğer taraftan, Atina’da bir araya gelen deniz taşımacılığı sektörü yöneticileri, ABD ve İran arasında sağlanacak olası bir barış anlaşmasının gemilerin Hürmüz Boğazı’nda normal ticari faaliyetlerine güvenle dönebilmesini sağlayacak net ve resmi kuralları içermesi gerektiğinin altını çiziyor.

Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğinin normale dönmesi, küresel enerji maliyetlerinin düşmesi ve enflasyon artış hızının yavaşlaması açısından kritik bir önem taşıyor. Enerji analistleri, diplomatik müzakerelerden çıkacak somut bir sonucun petrol fiyatları üzerindeki jeopolitik risk primini hızla eritebileceğini öngörüyor. Gelecek dönemde petrol piyasası, tarafların atacağı stratejik adımlara, stok değişimlerine ve küresel arz güvenliğine dair yapılacak resmi açıklamalara göre şekillenmeye devam edecek.







