Fed faiz beklentisi, ABD’de açıklanan mayıs ayı üretici fiyat endeksi (ÜFE) verilerinin ardından önemli bir değişim göstererek aralık ayına kaydı. Orta Doğu’da ateşkes sağlanabileceğine yönelik diplomatik temaslar ve ABD merkez bankasının faiz patikasına ilişkin yeni sinyaller, dolar başta olmak üzere küresel döviz piyasalarında oynaklığı artırdı.
Hafta içinde son bir haftanın en düşük seviyesine gerileyen ABD doları, cuma günü erken seans işlemlerinde kayıplarını dengeleyerek yeniden istikrarlı bir seyir izlemeye başladı. Yatırımcılar, jeopolitik risklerin azalma ihtimalini ve enflasyonun öncü göstergelerini fiyatlamayı sürdürüyor.
Piyasalardaki bu hareketlilikte, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik planlanan askeri hamleleri iptal ettiğini açıklaması ve bu hafta sonu bir barış anlaşmasının imzalanabileceğine dair sinyaller vermesi belirleyici oldu. Finans kuruluşu Westpac analistleri tarafından yayımlanan kritik araştırma raporu, Trump’ın adımlarının ardından dolar endeksinin (DXY) zayıfladığını, ancak Asya seansının açılışıyla birlikte para biriminin kayıplarını geri topladığını ortaya koydu.
Dolar yen karşısında değerlendi
Karşılıklı açıklamaların gölgesinde döviz piyasalarında sakin bir seyir izlenirken, dolar yen karşısında yüzde 0,1 değer kazanarak 160,07 seviyesine yükseldi. Avustralya doları dolar karşısında yüzde 0,1 kayıpla 0,7045 sente, Yeni Zelanda doları ise yine yüzde 0,1 düşüşle 0,5830 sente geriledi. Avrupa para birimi euro ise, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) üç yıl aradan sonra attığı faiz adımı sonrasında kazançlarını koruyarak 1,1576 dolardan işlem gördü ve son bir haftanın en güçlü seviyelerine yakın seyretti. İngiliz sterlini ise yatay bir seyirle 1,3414 dolarda dengelendi.

Enerji piyasaları da bu diplomatik hamlelerden doğrudan etkilendi. Hürmüz Boğazı’nın yeniden güvenli bir şekilde gemi trafiğine açılabileceği beklentisiyle Brent petrolün varil fiyatı Asya seansında yüzde 1,6 sert düşüşle 88,94 dolara kadar geriledi. İran kanadı ise henüz nihai bir karara varılmadığını belirterek temkinli duruşunu korudu. Bu sırada perşembe günü ABD’de açıklanan resmi veriler, mayıs ayında üretici fiyatlarının Orta Doğu çatışmalarının enerji maliyetlerini yükseltmesi sebebiyle beklentilerin üzerinde arttığını ve son üç buçuk yılın en yüksek yıllık artışına ulaştığını gösterdi.
Ancak analistler, raporun detaylarındaki çekirdek verilere odaklanarak piyasalardaki tedirginliğin yatıştığını ifade etti. IG piyasa analisti Tony Sycamore, Fed’in favori enflasyon göstergelerinden biri olan çekirdek ÜFE’nin yıllık yüzde 4,9 ile yüzde 5,4 olan beklentilerin oldukça altında kaldığını, bu gelişmenin enerji fiyatlarındaki düşüşle birleşerek enflasyon endişelerini hafiflettiğini vurguladı.

Merkez bankalarının faiz kararları ve piyasaların geleceği
Fed faiz beklentisi yönündeki tahminler, açıklanan enflasyon verisinin alt kalemlerinin olumlu gelmesiyle birlikte sonbahardan yılın son ayına doğru ötelenmiş durumda. CME Group’un FedWatch aracına göre, veriden önce iki yönlü eşit olan olasılıklar, verinin ardından Fed’in 28 Ekim’de sona erecek iki günlük toplantıda 25 baz puanlık bir artışa gitme ihtimalini yüzde 63,3 olarak fiyatlamaya başladı.
Bu durum, piyasa oyuncularının eylül veya ekim aylarında bir faiz artışı hamlesi yerine, merkez bankasının yılı kapatırken aksiyon almasını daha olası gördüğünü kanıtlıyor. Küresel ekonomideki faiz makası açılmaya devam ederken, gözler diğer büyük ekonomilerin de politikalarına çevrilmiş durumda.

Avrupa tarafında ise sıkılaşma adımlarının hız kesmeden devam edebileceği öngörülüyor. LSEG verilerine göre, Avrupa Merkez Bankası’nın eylül ayındaki toplantısında bir kez daha faiz artırımına gitmesi piyasalar tarafından yüksek bir ihtimal olarak değerlendiriliyor. Barclays analistleri hazırladıkları ekonomi notunda, ECB’nin Eylül 2023’ten bu yana ilk kez 25 baz puanlık bir artış gerçekleştirdiğini, büyüme ve enflasyon revizyonlarının ise şahin bir duruşa işaret ettiğini belirtti.
Raporda ayrıca, bankanın gelecekteki hamlelerine dair net bir taahhütte bulunmadığı ancak enflasyon görünümünde hızlı bir iyileşme olmaması durumunda yeni faiz artışlarının masada olduğu aktarıldı. Öte yandan, alternatif finans piyasalarında da sakin seyir gözlendi; kripto para piyasalarında lider para birimi Bitcoin yüzde 0,2 yükselişle 63.460 dolar, Ethereum ise yüzde 0,1 artışla 1.672 dolar seviyelerinde işlem gördü.
Küresel iktisadi arka planda, jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatları üzerindeki baskısının hafiflemesi ve çekirdek enflasyon göstergelerinin soğuma sinyalleri vermesi, merkez bankalarının hareket alanını genişletiyor. Uzmanlar, Orta Doğu’daki olası bir ateşkes anlaşmasının tedarik zincirlerini rahatlatarak küresel enflasyon baskısını kalıcı olarak azaltabileceğini savunuyor. Önümüzdeki dönemde, hem Fed’in hem de ECB’nin atacağı adımların, ham madde fiyatlarındaki oynaklığa ve istihdam piyasasının direncine bağlı şekilleneceği, piyasaların ise bir süre daha temkinli ve veri odaklı bir seyir izleyeceği öngörülüyor.







