Altın fiyatları, yatırımcıların gözünü ABD Merkez Bankası’nın (Fed) bugün başlayacak iki günlük toplantısına çevirmesiyle salı günü yön bulmakta zorlandı. Piyasalar, Aralık toplantısında 25 baz puanlık indirimin büyük ölçüde fiyatlandığını düşünse de, Fed’in gelecek yıl için daha temkinli bir gevşeme patikası çizebileceği ihtimali fiyatlamayı sınırlıyor.

Altın 4.189 dolar seviyesinde dengede
Spot altın, gün içinde ons başına 4.189 dolar civarında dengede kaldı. OANDA kıdemli piyasa analisti Kelvin Wong, yatırımcıların Powell’ın ay başındaki şahin tondaki mesajlarını dikkate alarak portföylerini yeniden ayarladığını belirtti. Wong, bu nedenle ABD tahvil piyasasında da pozisyonlanmanın değiştiğini vurguladı.
Tahvil cephesinde hareketlilik devam ederken, 10 yıllık ABD tahvil getirisi pazartesi günü test ettiği iki buçuk ayın zirvesine yakın seviyelerde işlem gördü. Analistler, Fed’in bu toplantıda faiz indirimine gitmesini beklerken, karar metni ve güncellenmiş projeksiyonlarda daha yüksek eşiklerin işaret edilmesinin olası olduğunu ifade ediyor.
Geçtiğimiz hafta yayımlanan veriler de bu ihtimali destekler nitelikteydi. Fed’in en çok önem verdiği enflasyon göstergesi olan PCE fiyat endeksi beklentilere paralel gelirken, tüketici güveni aralık ayında toparlandı. Özel sektör istihdamı ise son 2,5 yılın en sert düşüşünü kaydetti. Buna karşın işsizlik maaşı başvurularının üç yılın en düşük seviyesine inmesi iş gücü piyasasında karışık bir tabloya işaret etti.

CME FedWatch Tool’a göre piyasalar, Fed’in bu hafta 25 baz puanlık indirim yapma ihtimalini yüzde 89 olarak fiyatlıyor. Daha düşük faiz ortamı, getirisi olmayan varlıklar arasında yer alan altın için genellikle destekleyici unsur olarak görülüyor.
Değerli metaller arasında öne çıkan ise gümüş oldu. Gümüş fiyatı yüzde 0,2 artışla ons başına 58,24 dolara çıkarak, geçen hafta görülen 59,32 dolarlık rekor seviyeye yakın seyrini sürdürdü. Wong, gümüşün düşük stoklar, güçlü sanayi talebi ve gevşeme beklentileri sayesinde altına göre daha güçlü bir performans gösterdiğini, risk iştahındaki artışın bu ayrışmayı belirginleştirdiğini söyledi.







