Aselsan, 2025 yılının ikinci çeyreğinde finansal anlamda dikkat çekici bir yükseliş sergileyerek 4,28 milyar TL net dönem kârı açıkladı. Böylece piyasa beklentisi olan 3,1 milyar TL’nin %38 üzerinde bir sonuç elde etti. Şirketin aynı dönemde faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) çeyrek bazda %62,6 artışla 8,36 milyar TL’ye ulaştı.
Yılın ilk yarısı itibarıyla şirketin toplam geliri geçen yılın aynı dönemine göre reel bazda %11,3 artarak 53,7 milyar TL’ye çıktı. FAVÖK, yıllık bazda %15 yükselerek 13,5 milyar TL’ye, esas faaliyet kârı ise %39 artışla 17,5 milyar TL’ye ulaştı. Net kâr ise ilk yarıda %30 artış göstererek 6,41 milyar TL oldu. Kârlılık marjlarında da iyileşme kaydedilirken, net kâr marjı %12’ye, faaliyet kâr marjı ise %33’e yükseldi.

ASELSAN’ın siparişlerinde tarihi rekor
Aselsan, yılın ilk yarısında 2,8 milyar dolar tutarında yeni sözleşmeye imza attı. Bu sözleşmelerin 1,3 milyar dolarlık kısmı ihracat kaynaklı oldu. Böylece şirketin elindeki bakiye sipariş tutarı %30’luk artışla 16 milyar dolara ulaştı. Alınan işlerin satışlara oranı 2 olarak korunarak sektör ortalamasının üzerine çıktı.
Ar-Ge ve Yatırımlar Hız Kesmiyor
Aselsan, 2025’in ilk yarısında Ar-Ge harcamalarını %42 artırarak 572 milyon dolara çıkardı. Altyapı yatırımları ise önceki yılın iki katına çıkarak 104 milyon dolara ulaştı. İşletme faaliyetlerinden 13,6 milyar TL’lik nakit akışı sağlanırken, serbest nakit akışı 816 milyon TL olarak gerçekleşti.

Net Borç/FAVÖK oranının 1,21’den 0,57’ye gerilemesi, şirketin finansal yapısındaki iyileşmeye işaret etti. Ticari borçlardaki %21’lik azalma da bu tabloyu destekledi.
Vergi Geliri Kârlılığı Destekledi
Finansman gelirleri 1,9 milyar TL olurken, finansman giderleri 7,8 milyar TL, parasal kayıplar ise 13,9 milyar TL olarak kaydedildi. Ancak 8,9 milyar TL’lik ertelenmiş vergi geliri, vergi sonrası kârlılığı dengeleyerek güçlü net kâr açıklanmasına olanak sağladı.
Aselsan, yılın ilk yarısında sergilediği bu performansla hem operasyonel hem de finansal anlamda ivmesini sürdürdü; Ar-Ge ve ihracat odaklı büyüme stratejisinde istikrarlı bir şekilde ilerlediğini ortaya koydu.






